SİYASET EKONOMİ SAĞLIK EĞİTİM YAZARLAR SPOR
 
 
 
 

“EŞİTLİK İSTİYORUZ”


Ebeler ve hemşirelerin mevzuatta; yardımcı, aile sağlığı elemanı gibi ifadelerle tanımlandığını ifade eden SES Şube YK Üyesi Filiz Çelebi, bu durumun meslek saygınlığını zedelediğini ifade ederek “Meslek özerkliği ilkesinin derhal hayata geçirilmesi çağrısı yaptı.





Mehmet Nabi Batuk
 
Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Mersin Şubesi, her yıl 5 – 12 Mayıs tarhleri arasında kutlanan Ebeler ve Hemşireler Haftası nedeniyle şube binasında basın toplantısı düzenledi. SES Şube Eşbaşkanları Özge Göncü ile Yılmaz Bozkurt ve şube yönetim kurulu üyelerinin katıldığı basın toplantısında, ebe ve hemşirelerin ağır iş koşullarına dikkat çekildi. Toplantıda ayrıca “Fiili Hizmet Süresi Zammımızı (Yıpranma Payımızı) istiyoruz”, “Ek ödemeler maaşa yansıtılsın”, “Sağlıkta şiddetten çok sıkıldık değiştiriyoruz tamam” yazılı dövizler açılırken, Şube yönetimi adına açıklamayı SES Şube Eğitim Örgütlenme Basın Yayın ve Dış İlişkiler  Sekreteri Filiz Çelebi okudu. Açıklamasında hemşirelik ve ebelik mesleğinin görünmez hale getirilmeye çalışıldığını ifade eden Çelebi, “Evde, işte ve kamusal alanın tümünde erkek egemen anlayışın insafına terk edilen hemşireler ve ebeler ücret ve mesleki sorunlarının yanı sıra hem bir kadın, hem de ücretli emekçi olarak sömürünün katmerlisini yaşamaktadır.  O nedenle de kadın mesleği olarak algılanan hemşirelik ve ebelik sorunlarının çözümüne yönelik mücadeleyi kadının özgürlük mücadelesinden ayırmak mümkün değildir” dedi. 
 
“HEMŞİRELİK VE EBELİK MESLEĞİNİN ÖZERKLİK İLKESİ DERHAL HAYATA GEÇİRİLMELİ”
Hükümetin Sağlıkta Dönüşüm Programı’yla birlikte sağlık çalışanlarının iş güvencesinden yoksun, esnek ve kuralsız çalışmaya zorlandığı belirten Çelebi, “Sosyal devlet anlayışının çok ötesinde bir sağlık hizmeti sunumuyla karşı karşıyayız. Son dönemlerde OHAL’i bahane ederek çıkarılan KHK’larla sağlık emekçilerinin iş güvencesinin fiilen ortadan kaldırılması, sağlık hizmetlerini sunma noktasında hemşirelerin ve ebelerin de birçok sorunla karşı karşıya kalmasına neden olmuştur. İster kamuda ister özelde, nerede çalışırsak çalışalım hakkımız olanı istiyoruz. Sağlık ekibinin öznesi olan hemşire ve ebelerin hekim dışı sağlık çalışanı, yardımcı sağlık personeli, diğer sağlık personeli, aile sağlığı elemanı gibi ifadelerle tanımlanması hemşire ve ebe mesleğinin saygınlığını zedelemektedir. Bu nedenle sağlık hizmeti sunumunun bir ekip hizmeti olduğu ilkesiyle hemşirelik ve ebelik mesleğinin özerklik ilkesi derhal hayata geçirilmelidir” diye konuştu. 
 
“MALPRAKTİS RİSKİNİ ARTTIRAN ÇALIŞMA KOŞULLARI KALDIRILMALI”
Hemşire ve ebelik mesleğinin sorunlarının başında hukuken belirli iş tanımı dışında çalıştırılma ve yetersiz istihdama bağlı ağır iş yükü olduğunu ifade eden Çelebi sözlerini şu cümlelerle sürdürdü: “Sağlık hizmeti sunumdaki artışın son 10 yıla oranla 3 kat artmasına rağmen hemşire ve ebe sayısının ihtiyaca yanıt verecek düzeyde olmamasının yükü yine fazla çalışma ile hemşirelere ve ebelere yıkılmaktadır. Bugün yaklaşık 400 bin hemşire ve ebe istihdamına ihtiyaç varken, 2017 verilerine göre aktif çalışan 130 bin hemşire ve ebe ile sağlık hizmeti verilmeye çalışılmaktadır. Malpraktis riskini de arttıran, kölece çalışma koşullarının ortadan kaldırılması için hemşire ve ebe eksikliği biran önce kadrolu ve güvenceli istihdamla tamamlanmalıdır.”
 
“TEMEL ÜCRETLERİMİZ İNSANCA YAŞAYACAK DÜZEYE YÜKSELTİLMELİ”
Ebe ve hemşirelerin aldığı ücretlerinde yoksulluk sınırının altında olduğunu ayrıca performans sistemine dayalı ek ödeme uygulamalarının eşitlik ve adalet ilkesine aykırı uygulamalara neden olduğunu savunan Çelebi şunları söyledi: “İzinli ve raporlu oldukları sürenin döner sermaye ödemelerinden kesilmesi başta olmak üzere sağlık çalışanlarının maddi ve manevi hak kayıplarına neden olmaktadır. Bu nedenle sağlık emekçilerinin gelirlerinin tamamı temel ücret kabul edilip emekliliğe yansıtılması için yasal düzenlemelere gidilmeli, performansa bağlı döner sermaye değil, temel ücretlerimiz insanca yaşayacak düzeye yükseltilmelidir” 
 
“YIPRANMA PAYI SEÇİM PROPAGANDASINDAN ÖTEYE GİDEMEDİ”
Sözlerinin sonlarında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı mevzuatından örnekler veren Çelebi, yıpranma payı konusuna değinerek şöyle konuştu: “Tehlikeli ve çok riskli hizmet sınıfında olan ve 7/24 hizmet verirken her türlü riske ve şiddete maruz kalan sağlık emekçilerine fiili hizmet süresi zammı (yıpranma payı) her seçim döneminin propaganda malzemesine dönüşmesine rağmen verilmemesi kabul edilemez bir durumdur. Bu nedenle amasız, fakatsız sağlık ve sosyal hizmet sunan bütün kurumlarda çalışanlara 5 yıla 1 yıl fiili hizmet süresi zammımızı istiyoruz. Gece gündüz demeden günün 24 saati hizmet sunan sağlık emekçilerinin en önemli sorunlarından biri de kreştir. Her işyerine 7 gün 24 saat hizmet veren ücretsiz, nitelikli, anadilinde kreş açılmalıdır. Doğumdan önce 8 hafta, doğumdan sonra 8 hafta olan ücretli doğum izinleri yeterli değildir. Bu nedenle ücretli doğum izinleri doğumdan önce 8 hafta, doğumdan sonra 16 hafta olmak üzere toplam 24 hafta olarak yeniden düzenlenmelidir.”
   

Yorum Ekle comment Yorumlar (0)

Yapılan yorumlarda IP Bilgileriniz kayıt altına alınmaktadır..!


  HABERCİ GAZETESİ
 

  HABER ARAMA
 
  

  HABERCİ SPOR
 


  BİK İLANLAR
 


  SOSYAL MEDYA
 

 
 

 




sanalbasin.com üyesidir

 
         
ANASAYFA HABER ARŞİVİ KÜNYE İLETİŞİM GİZLİLİK İLKELERİ

 
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz..!
mersinhaberci.com © Copyright 2016-2018 Tüm hakları saklıdır..! İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz..!

URA MEDYA