SİYASET EKONOMİ SAĞLIK EĞİTİM YAZARLAR SPOR
 
 
 
 

“ÇOCUKLARIN PSİKOLOJİSİNE ZARAR VERİLİYOR!”


Eğitim-Sen Şube Başkanı Muşlu, vakıflar tarafından ilkokullarda verilen dini eğitimlerin çocukların psikolojisine zarar verdiğini savundu.





SONER AYDIN

Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim-Sen) Mersin Şubesi eğitimde artan gericiliğe karşı basın toplantısı düzenlendi. Sendika şube binasında düzenlenen toplantıda konuşan Başkan Sinan Muşlu, ilkokullarda öğrencileri psikolojik yönden etkileyen dini eğitimlerin verildiğini söyleyerek, MEB ile dini vakıflar arasında imzalanan protokollerin iptal edilmesini istedi.

“DİNİ VAKIF VE DERNEKLERİN OKULLARDA ÖRGÜTLENMESİNE HİZMET EDECEK HER FAALİYET YASA DIŞIDIR”
Yerellerde dini vakıf ve derneklerle yapılan işbirliğinin eğitim sistemini tehdit ettiğini ve imam hatipleşme dayatmalarının gün geçtikçe arttığının altını çizen Muşlu, “Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) uzun süredir eğitimin dinselleştirilmesi hedefiyle Diyanet İşleri Başkanlığı başta olmak üzere, çeşitli dini vakıf ve derneklerle ortak protokoller imzalanmakta, yerellerde il ve ilçe milli eğitim müdürlüklerinin katılımıyla çeşitli adlar altında toplantılar yapılmaktadır. Bugüne kadar MEB ile dini vakıf ve dernekler arasında imzalanan protokoller aracılığıyla çok sayıda okul, dini vakıf ve derneklerin temel faaliyet alanları haline getirilmiştir. MEB’in kamusal sorumluluğu gereği sorumlu olduğu asli görevleri vardır ve tıpkı bir hizmetin taşerona devredilmesi gibi, yargı kararlarına rağmen çeşitli dini vakıf ve dernekler üzerinden kendi sorumluluğunu geri plana itmesi kabul edilemez. Bu tür işbirliği ve toplantıların eğitim alanında çeşitli dini vakıf ve cemaatler üzerinden vesayet oluşturmayı hedeflediği açıktır ve bu durum devredilemez bir kamusal hizmet olan eğitimin doğasına aykırıdır. MEB ile Ensar Vakfı arasında 2017 yılında imzalanan işbirliği protokolü iptal edilmiş olmasına rağmen, söz konusu işbirliğinin fiilen sürdürülmek istenmesi yargı kararına meydan okumaktan başka bir anlama gelmemektedir. MEB’in son yıllarda kendi sorumluluğunda olması gereken eğitim alanını, Diyanet İşleri Başkanlığı başta olmak üzere, çeşitli dini vakıf ve derneklere açması son derece tehlikelidir. Devlet eğitimi ve toplumsal yaşamı örgütlerken bunu dini kurumlara, dini kurallara, söylemlere ya da referanslara göre yapmamalı, özellikle eğitim sistemini dini kurallara göre değil, evrensel ve bilimsel gerçeklere, toplumsal ihtiyaçlara göre düzenlemelidir. MEB’in görevi çocuk ve gençleri insanlığın ortak evrensel değerleri doğrultusunda yetiştirmek, temel insan hakları ve çocukların yararını gözetecek, çocuk ve gençlerin kendini gerçekleştirebilmesi için mevcut bilgi birikimine ulaşmasına ve eleştirel düşünce becerisini kazanabilmesine olanak sağlayacak somut adımlar atmak olmalıdır. Dini vakıf ve derneklerin okullarda örgütlenmesine hizmet edecek her faaliyet yasa dışıdır ve kesinlikle kabul edilemez” dedi.

“ÖĞRENCİLERE İMAM HATİPLEŞMEYİ ÖZENDİREN VİDEOLAR İZLETTİRİLİYOR”
Türkiye’de imam hatip okullarında okuyan toplam öğrenci sayısının, 2018 itibariyle 1 milyon 350 bin 611’e çıkarıldığı bilgisini veren Muşlu, “İmam Hatip Okullarında öğrenim gören öğrenci sayısında artış olması bu okulların öğrenciler ve velileri tarafından kendi doğallığında tercih edildiği anlamına gelmemektedir. Söz konusu artış çeşitli yönlendirme yöntemleri, seçeneksiz bırakma ve kamu yönetimi erkini bu doğrultuda kullanmanın sonucudur.
 ‘2023 Eğitim Vizyon Belgesi’nde de olduğu gibi, okul türleri arasında MEB’in yaptığı ayrımcılık sayısal verilerle ortaya çıkmaktadır. Ortaöğretime geçişte yerel yerleştirmede en çok tercih edilen okul türü olan Anadolu liselerindeki öğrenci sayısı imam hatip liselerini tercih etmek zorunda bırakılan öğrencilerin üç katı olmasına rağmen, imam hatip lisesi sayısı ısrarla arttırılmaktadır. İmam hatip liselerindeki öğretmen sayısının öğrenci sayısına oranla Anadolu lisesinde görevli öğretmenlerin sayısının yarısına ulaşmış olması dikkat çekicidir. 
Mersin’de de bu uygulamalar gün geçtikçe artmakta okullarımız nerdeyse diyanet,vakıf ve dernek yönetici ve elemanlarının çalışma alanlarına dönüştürülmüştür. İmam Hatipleşme dayatması ve propagandası da gün geçtikçe artmaktadır. Örneğin Toroslar Mustafa Kemal İlkokulu’nda, okulun uygun bir mekanında öğrencileri toplayan Toroslar İmam Hatip Ortaokulu personeli, öğrencilere imam hatipleşmeyi özendiren videolar izletip konuşmalar yaparak onları imam hatiplerde okumaya yönlendirmeye çalışmışlardır. Bu uygulamalar neredeyse her okulda yapılmaya çalışılmaktadır. Bu uygulamalara bir an önce son verilmesini istiyoruz. Bu uygulamalara onay veren amir ve idarecileri de yasalara uymaya, özel yönlendirmelere son vermeye davet ediyoruz. MEB kimi zaman çeşitli protokoller, kimiz zaman da fiili olarak okul kapılarını dini vakıf ve derneklere açmaktan derhal vazgeçmelidir. MEB ile dini vakıf ve dernekler arasında imzalanan tüm protokoller iptal edilmelidir. Hangi gerekçeyle olursa olsun eğitim alanının dini vakıf ve derneklerin temel faaliyet alanı haline getirilmesi uygulamalarına derhal son verilmeli, eğitimin yok olma noktasına getirilen laik, bilimsel ve kamusal niteliği güçlendirilmelidir” diye konuştu.

 

   

Yorum Ekle comment Yorumlar (0)

Yapılan yorumlarda IP Bilgileriniz kayıt altına alınmaktadır..!


  HABERCİ GAZETESİ
 

  HABER ARAMA
 
  

  HABERCİ SPOR
 


  BİK İLANLAR
 


  SOSYAL MEDYA
 

 
 

 




sanalbasin.com üyesidir

 
         
ANASAYFA HABER ARŞİVİ KÜNYE İLETİŞİM GİZLİLİK İLKELERİ

 
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
mersinhaberci.com © Copyright 2016-2019 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz.

URA MEDYA