KILIÇDAROĞLU’NA RAKİP!


 

CHP’de genel başkan adaylığını seçimleri yaklaşırken adaylığını ilk açıklayan Eski Milletvekili Aytuğ Atıcı oldu. Atıcı, seçmenlerin haykırışının yeni bir başkan haykırışı olmadığını belirterek, “Bu haykırış demokrasi isteğidir” dedi.

GİZEM EKİCİ

Eski Milletvekili Prof. Dr. Aytuğ Atıcı düzenlediği bir basın toplantısıyla; Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) 28-29 Mart 2020 tarihlerinde gerçekleştireceği 37.Olağan Kurultayı’nda Genel Başkan Aday Adayı olduğunu açıkladı.

Üyesi olmaktan onur duyduğu bir partinin en üst makamı olan genel başkanlığa ilk adımını attığını söyleyen Atıcı; bu açıklamayı Mersin’den yaparak, Mersin’de var olduğunu için ve siyaseten buradan yükseldiğini unutmadan yaptığını belirtti. Atıcı, partinin cumhurbaşkanı adayı seçimlerinin tüm üyelerin katılımıyla yapılacak ön seçimde belirleneceğini söyleyerek, 37’inci Olağan Kurultayın da demokratik bir şekilde yapılacağını vurguladı. Atıcı, “Bu kurultaylar partinin ve ülkenin sorunlarına çözüm arandığı, geleceğin de inşa edildiği önemli kurultaylardır. Geleceğe yeni rotalar çizmiş ve geleceği aydınlatmış bir kurultay olacaktır” dedi. Türkiye’nin en eski partisi olduklarını vurgulayan Atıcı, “En köklü partiyiz ve kuruluştan bugüne kadar partimizin üstlendiği demokrasiye ulaşma çabasını bugünde üstlenilmesi gerektiğini düşünüyorum. Nasıl ki bu ülkenin kurtuluşun ve kuruluşun da varsa bugünde demokrasiye ulaşmasın da CHP bir görev üstlenecektir. Ülkeye demokrasi getirebilmek için partinin öncelikle kendi içindeki demokrasiyi üst seviyeye çıkarması gerekiyor. Bu durumda diğer partilere de örnek olması gerekiyor. Şu anda parlamento da gurubu bulunan partiler içerisinde şüphesiz en demokratik olanı CHP’dir. Ancak bu demokrasi gömleği en geniş gömlek olduğu halde bize yetmez. Demokrasi sürekli olarak daha üst düzeylere taşınmalıdır” dedi.

“YEPYENİ BİR ÖYKÜ YAZMAK İÇİN KARŞINIZDA BULUNUYORUM”

Atıcı konuşmasını şu şekilde sürdürdü;

“Partimizin karar mekanizmalarının tabandan, tavana doğru işlediği ve CHP’nin değerlerinden ödün vermeden, sosyal demokrasinin evrensel değerlerine sıkı sıkıya bağlı kalarak, ancak günün koşullarına göre yeniliklerinde yapıldığı ve bizim kadim kültürümüzle harmanladığımız yepyeni bir öyküyü CHP’ye oy vermiş ya da gönül vermiş olan bütün dostlarımızla birlikte yazmak durumundayız. Yani yepyeni bir öykü yazmak için karşınızda bulunuyorum. Yepyeni bir öykü, yeni bir parti kurmak ya da partiyi tamamen yenilemek anlamında değil. Partimizin ilkeleri ve varmak istediği hedefleri çok güzel. Bunu daha ileriye götürmek için çalışacağız. Özellikle gençlerle ve kadın emeğinin olmasıyla yazacağız.”

“BU ÖYKÜ BURAM BURAM DEMOKRASİ KOKMALIDIR”

“Bu öykü buram buram demokrasi kokmalıdır. Bu öykü elbette ki özgürlük ve eşitlik melodileriyle bezenmeli, her satırında adalet duygusu olmalıdır. Bu adalet duygusunu herkes hissetmelidir. Partililerimizin dayanışma içerisinde olduğu bir öykü yazmalıyız. Sosyal demokrasiye uygun davranışların gelenek haline geldiği, aksi davranışların asla kabul edilmediği bir öykü yazmak zorundayız ve bu öykü Mustafa Kemal Atatürk’ün ilkelerine, felsefesine sıkı sıkıya bağlı olmalıdır. CHP’de bütün bunları yapmak için çok ciddi bir reforma ihtiyaç vardır. Bu reform arayışını elbette ki CHP’nin bugüne kadar biriktirdiği akıl ve tecrübeyle yapmak durumundayız. Partimize gönül veren herkes reformu ciddi bir şekilde ve yüksek sesle istemektedir, adeta haykırmaktadır. İyiye doğru gelişim isteği hepimizin kulaklarını çınlatıyor, hepimiz duyuyoruz.”

“NASIL BİR REFORM İSTİYOR HALKIMIZ?”

“Nasıl bir reform istiyor halkımız? Hiç kimse partimizin ya da bize oy veren kesimin sadece genel başkan değişikliği istediğini sanmasın. Bu haykırış kişilerden bağımsız, kişilere yönelik değildir. Bu haykırış demokrasi isteğidir. Kişilere doğru yönelen bir haykırış değil, sisteme doğru yönelen bir haykırıştır. Yani CHP’nin yönetim sistemi ve değerler dizisinde yapacağımız değişiklikler ancak bizi birkaç adım ileriye götürür ve halkımızın teveccühünü daha da fazla kazanır diye düşünüyoruz. Partimizi evrensel sosyal demokratik değerler seviyesine getire bilmemiz için elbette ki bize yakışır ve bizim kabul edeceğimiz reformların yapılması lazım. Bu reformlar özgürlük, eşitlik, adalet ve dayanışma gibi evrensel ilkelerle toplumumuzun bugüne kadarki gelenek ve göreneklerinin harmanlanmasıyla olur. Dünyadaki sosyal demokrat ilkeleri alıp, olduğu gibi Türkiye’ye getirirseniz bu reform inandırıcı olmaz. Bu reformlar evrensel geleneklerin kadim kültürümüzle birleşirse ve değişen koşullara göre bu ilkelerde revize edilirse kalıcı ve sürdürülebilir olur.”

“REFORMLAR CESARETTİR VE BULAŞICIDIR”

“Reformlar cesarettir ve bulaşıcıdır” diyen Atıcı, “Partimizdeki en büyük reformlardan biri başarısızlık kriterinin ortaya konmasıdır. Bugüne kadar hiçbir partide başarısızlığın tanımı yoktur. Bu tanımı koyduğunuz zaman ve bu tanıma uymayan yöneticilerin o görevden ayrılması gerektiğini söylediğiniz zaman ve bu uygulandığı zaman reform olur. Bir önceki genel veya yerel seçimlerden bir milim dahi az oy oranı çıkması bir başarısızlık göstergesidir ve hangi kademede olursa olsun, bu kademedeki yöneticilerimizin başarısı kabul edilmesi ve o görevi bırakmaları bir reform olacaktır. Manifestomda ve burada sadece parti içi demokrasiyle iktidara gelinemeyeceğini vurguluyorum. Bizim hedefimiz iktidara gelmektir. Sosyal demokrata iktidara da ancak ve ancak partimizin öz gücüyle gelinebilir” dedi.

“PARLAMENTER SİSTEMLE MÜMKÜNDÜR”

Barışın, adaletin, kardeşliğin, özgürlüğün ve demokrasinin hâkim olduğu bir Türkiye’yi inşa etmenin zor olmadığını söyleyen Atıcı, “Basit siyasi çıkarlar için toplumun kutuplaştırılması yerine birlikte yaşama kültürünün geliştirilerek herkesin kazançlı çıkması mümkündür. Adil ve bağımsız yargıdan, basın özgürlüğüne; milli eğitimden, ekonomiye; tarımdan, turizme; dış politikadan, sağlığa; çalışma yaşamından, kültür ve sanata; gençlik ve kadınlarla ilgili politikalardan, dezavantajlı grupların sorunlarına kadar yapacağımız reformlar kaynağını toplumsal uzlaşı ile hazırlanmış yeni ve demokratik bir Anayasa’dan alacaktır. Bu reformların yaşama geçirilmesi güçlendirilmiş bir parlamenter sistemle mümkündür” dedi.

“BİRLİKTE MÜCADELE ETMEYE DAVET EDİYORUM”

Projelerini hayata geçirmek üzere 28-29 Mart 2020’de yapılacak olan 37. Olağan Kurultayı’nda Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanlığına aday adayı olduğunu açıklamaktan onur duyduğunu tekrar eden Atıcı, “Düşünce ve duygularımı paylaşan bütün partililerimizi bu projelere destek olmak üzere birlikte mücadele etmeye davet ediyorum. Kurultay Delegelerimizin partimizde ve ülkemizde yapacağımız reformlara önce imzalarıyla sonra da oylarıyla katkı vermelerini diliyorum” dedi.

   




Yorum Ekle comment Yorumlar (0)

Yapılan yorumlarda IP Bilgileriniz kayıt altına alınmaktadır..!

  HABERCİ GAZETESİ
 

  HABER ARAMA
 
  

  HABERCİ SPOR
 


  BİK İLANLAR
 


  SOSYAL MEDYA
 

  NÖBETÇİ ECZANELER
 
 

 




sanalbasin.com üyesidir

 
         
ANASAYFA HABER ARŞİVİ KÜNYE İLETİŞİM GİZLİLİK İLKELERİ

 
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
mersinhaberci.com © Copyright 2016-2020 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz.

URA MEDYA