“TEDBİRLER SERMAYE İÇİN, VERGİLER HALKTAN!”


 

Covid-19 salgını ardından Türkiye’de açıklanan önlem paketinin sermayenin karı için yapıldığını belirten Mersin Emek ve Demokrasi Platformu, “Bütün halkımızı ‘halk için ekonomi, demokrasi için birlik’ diyerek birleşmeye çağırıyoruz” dedi.

Haber Merkezi

Mersin Emek ve Demokrasi Platformu, Covid-19 salgını sonrası AKP’nin izlediği politika hakkında bir açıklama yayınladı. Platform adına açıklamayı yapan Kemal Göksoy, “Çin’in Wuhan kentinden başlayan Koronavirüs (Covit-19) hızlı bir şekilde yayılıyor. Koronavirüs, dünya halklarının sağlığını tehdit ederek yüz binleri hastane yoğun bakımlarına düşürürken, 15 bin insanın ölümüne yol açmıştır. Türkiye için paniğe gerek olmadığından tutalım da gerekli tedbirlerin alındığına kadar pek çok garanti veren konuşmaların ardından, virüsü kapanların sayısı artarken ölümlerin de yaşandığı günlerden geçiyoruz” dedi.

"KRİZİ FIRSATA ÇEVİRME ÇABASINDADIR”

Korona karşısında bütün ülkelerin önlemler aldığını ve önlem paketleri açıkladıklarını belirten Göksoy, “AKP iktidarı da halkın sağlığını ve yaşamını tehdit eden bu salgına karşı önlem olarak ‘Ekonomik İstikrar Kalkanı’ adıyla önlem paketi açıkladı. Fakat açıklanan pakette halk sağlığı ve milyonlarca işçi emekçi ile ailesinin durumu göz ardı edilmiştir. AKP iktidarı da kendinden öncekilerin her kriz döneminde yaptığı gibi (Çin’deki anlamıyla ‘fırsat’ demek olan) krizi fırsata çevirme çabasındadır. Koronavirüs kaynaklı yaşanan krizi, fırsata çevirme hesabıyla halkın işçi, emekçilerin ihtiyaçları ve yaşanan salgından ekonomik, sosyal, fiziksel ve psikolojik olarak korunmasının önlemlerini alınmak yerine patronların korunması için önlemler açıklanmıştır. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıkladığı paketten işçiye emekçiye kuru hamaset, 65 yaş üstüne kolonya ve maske, patronlara ise zarar telafisi çıkmıştır.

Sosyal mesafenizi koruyun, kalabalık yerlere gitmeyin, evinizden dışarı çıkmayın çağrılarının yapıldığı bu günlerde Koronavirüs ile mücadele için açıklanan ‘Ekonomik İstikrar Kalkanından’ uçak biletine KDV indirimi, otellerde konaklama vergisinin kasıma ertelenmesi, otel kiralamaya kolaylık çıktı” dedi.

“MAKARNA YİYEREK KRİZ VE KORONA İLE MÜCADELE EDİYOR”

Göksoy açıklamasını şu şekilde sürdürdü;

“Koronavirüs nedeniyle halk evine kapanmışken, konut satışında artış için kredilerin yüzde 90’a çıkarılarak peşinatın yüzde 10’a indirildi. Siyasi iktidar hastalıktan kırılsak da uçağa binip, otellerde yatıp para harcayalım ki, otel patronları, inşaat, havayolu ve turizm şirketleri kâr etsin istiyor. İşçi emekçi aileleri yoksulluktan makarna yiyerek kriz ve korona ile mücadele ediyor.  Siyasi iktidar ise kriz nedeniyle işleri yavaşlayan inşaat şirketlerinin konut satışlarını artırmak için kredi limitlerine artış getiriyor.

“FELAKET KARŞISINDA AYAKTA KALMAK SINIFSALDIR”

Açıklanan paketten, Halk sağlığı niçin 7/24 çalışarak hayatlarını riske atan sağlık emekçisinin, 8 milyonu işsiz milyonlarca işçinin, kamu emekçisinin, emeklinin, çiftçinin, küçük esnafın payına dua ve kolonya düşerken sermayeye ise milyonlarca işçi, emekçi, çiftçi ve küçük esnafın vergileri ile toplanan bütçeden kaynaklar aktarılmaktadır. Hiçbir felaket sınıf ayırmaz ama onunla mücadele, onun karşısında ayakta kalmak tamamen sınıfsaldır. Deprem ya da korona hep aynı. Zengine kredi, teşvik, borç erteleme işçiye emekçiye açlık,  yoksulluk ve sefalet düşüyor. Kazan kazan diyerek ülkeyi yönettikleri kapitalist ahlak budur. Kâr üzerine kurulu bu düzen değişmeli.

‘SAĞLIKÇILAR SAĞLIĞIMIZDIR’

Siyasi iktidar, “kriz fırsatçılığı” yapmaktan vazgeçerek, bu salgının halk sağlığı sorunu olduğundan hareketle derhal aşağıdaki taleplerimize uygun önlemler almalıdır. Herkese parasız, nitelikli ulaşılabilir sağlık hizmeti verilmelidir. ‘Sağlıkçılar sağlığımızdır’ ilkesinden hareket ederek sağlık emekçilerinin sağlığının korunması için gerekli bütün önlemler alınmalıdır.”

“BU ÖNLEMLER ALINMALI!”

Acilen önlemlerin alınması gerektiğini söyleyen Güksoy, şu önlemleri sıraladı,

“Yeteri kadar sağlık emekçisi istihdamı için atama bekleyen sağlık emekçileri atanmalıdırlar. Çalışma saatleri kısaltılarak, salgın süresince her ay 1 maaş tutarında fazladan ödeme yapılmalıdır. KHK ile ihraç edilen başta sağlık emekçileri olmak üzere tüm ihraçlar görevlerine iade edilmelidir. Koronavirüs testleri bütün iller ve merkezlerde yapılsın. Halk her aşamada açıkça, ayrıntılı bilgilendirilmeli ve haber alma hakkı önündeki engeller kaldırılmalıdır. Başta gıda ve temizlik ürünleri olmak üzere bütün temel tüketim maddeleri üzerindeki vergiler kaldırılmalıdır. Salgın süresince, az ya da hiç geliri olmayan yoksullara genel bütçeden asgari ücret kadar ödeme yapılmalıdır. Salgın nedeniyle en çok risk grubunda bulunan emeklilerin sokağa çıkmalarının sakıncalı olduğu bu dönemde temel ihtiyaçları ve tüm sağlık hizmetleri evlerinde ücretsiz olarak karşılanmalıdır. Su, elektrik, doğalgaz borçları nedeniyle yürütülen takibata son verilmeli, kritik olan bu süreçte ücretsiz kullanım sağlanmalıdır. İşten atmalar yasaklanmalı ve asgari ücret vergi dışı bırakılmalıdır. İşyeri kapanması vs nedenlerle işsiz kalan herkese hiçbir koşula ve şarta bağlanmadan işsizlik maaşı verilmelidir. Zorunlu olmayan kamu ve özel işyerlerindeki çalışan bütün işçi ve emekçilere ücretli izin verilmelidir. Her koşulda çalışan belediyelerdeki temizlik işçilerine koruyucu maske ve elbiseler standartlara uygun olarak verilmeli ve pandemi (salgın) süresince artı bir ikramiye ödenmelidir. Çiftçilerin Bankalara olan borçları silinmelidir. Küçük esnafların banka ve kredi kooperatiflerine olan borçları faizsiz olarak bir yıl ertelenmeli ve 2020 yılı gelirleri vergi dışı bırakılmalıdır. İnsanlık suçu işleyenler, uyuşturucu kaçakçıları, Çocuk istismarı ve kadına şiddet suçluları hariç, tutuklu yargılananlar tutuksuz yargılanmalı siyasi tutsaklar başta olmak üzere hükümlüler için af çıkarılmalı. Cezaevinde kalanların sağlığı için gerekli tedbirler alınmalıdır. İlimiz başta olmak üzere salgın nedeniyle kapatılan genel evlerdeki çalışan kadınlar hiç bir gelir ve güvence olmadan dışarı konulmuştur. Bu kapsamdaki kadınların sağlığı bir halk sağlığı sorunu olarak ele alınmalı ve salgın süresince temel ihtiyaçlarını karşılamak üzere sağlık, sosyal ve ekonomik olarak yaşamlarını sürdürmeleri için asgari ücret tutarında genel ya da belediye bütçesinden ödeme yapılmalıdır.”

“EVDE SESSİZ BEKLEYECEĞİMİZ SANILMASIN”

Mersin Emek ve Demokrasi Platormu olarak saydıkları taleplerin derhal karşılanmasını istediklerini belirten Göksoy, “Bütün halkımızı da bu taleplerin hayata geçmesi için mücadeleye çağırıyoruz. Şunu çok iyi biliyoruz ‘zenginlerin bütün mal varlıkları bizden çaldıklarıdır.’ Bir sermaye partisi olan siyasi iktidarın sermaye yanlısı politikalarını durdurmak için bütün halkımızı ‘halk için ekonomi, demokrasi için birlik’ diyerek birleşmeye çağırıyoruz. Birleşelim ki, bu kara günlerde kriz fırsatçılığı yaparak imar kanunu değişikliği ile doğanın talanı durduralım. Birleşelim ki,  Batman, Silvan, Lice ve Ergani belediyelerine Koronavirüs sürecini fırsat bilerek bugün yapılan kayyum atamalarını durduralım. 

Salgından korunmak için evde kalıyoruz diye, AKP’nin işçi emekçi karşıtı politikalarına karşı da evde sessiz bekleyeceğimiz sanılmasın” dedi.

   




Yorum Ekle comment Yorumlar (0)

Yapılan yorumlarda IP Bilgileriniz kayıt altına alınmaktadır..!

  HABERCİ GAZETESİ
 

  HABER ARAMA
 
  

  HABERCİ SPOR
 


  BİK İLANLAR
 


  SOSYAL MEDYA
 

  NÖBETÇİ ECZANELER
 
 

 




sanalbasin.com üyesidir

 
         
ANASAYFA HABER ARŞİVİ KÜNYE İLETİŞİM GİZLİLİK İLKELERİ

 
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
mersinhaberci.com © Copyright 2016-2020 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz.

URA MEDYA