SİYASET EKONOMİ SAĞLIK EĞİTİM YAZARLAR SPOR
 
 
 
 
image
Kıymet GÖKÇE

Tarih : 16.5.2018  E-Mail : kiymetgokce@gmail.com


TARİH BİZİ AFFETMEYECEK

PENCERE

Neden ‘tarih bizi affetmeyecek’? Çünkü her karış toprağı çok zengin kültürel, tarihsel binlerce, on binlerce değerle dolu Mersin’in bu güzelliklerini, eşi benzeri bulunmayan mirasını el birliğiyle yok ediyoruz..

Mersin Ticaret ve Sanayi Odası AB Bilgi Merkezi, AB Kültürel Miras Yılı kapsamında Aydıncık ilçesinde bir etkinlik düzenledi. Aydıncık Belediyesi işbirliğiyle gerçekleştirilen etkinlik kapsamında, tarihsel ve kültürel miras açısından Türkiye’nin ve dünyanın önde gelen değerlerini yakından görme ve bilgilenme fırsatı elde ettik. Bu güzel etkinlik için MTSO AB Bilgi Merkezi ve tüm oda çalışanlarına çok teşekkür ediyorum.

Ancak, tarihi ve kültürel miras açısından çok ama çok zengin olan bu bölgede gördüklerimiz bizi o kadar üzdü ki, bu yazıyı yazmak kaçınılmaz oldu. Mersin’den Aydıncık’a kadar yaklaşık 190 kilometre yol boyunca kentin tarihi değerlerinin çirkin binalar arasında nasıl yok edildiğine tanık olmak, devlet kurumlarının karayolu yapmak uğruna tarihi mezarları dozerle yer bir ettiklerini görmek içimizi çok acıttı. Özellikle Silifke-Aydıncık arasında kalan bölgede, binlerce yıllık tarihi mezarların, yarısı yıkılmaktan son anda kurtulmuş, hemen üstünde yazlık binaların yükseldiği, bu binaların altında ezilip kalmış hallerine tanıklık etmek, utandırdı ve çok kızdırdı bizleri..

Ve ne yazık ki, Türkiye’nin ve dünyanın en önemli ve özel mağaralarından biri olan Aynalı Göl-Gilindire Mağarası’nı da yok etmeye başlamışız. Şunun şurasında daha birkaç yıldır ziyarete açılan mağarayı gezenlerin, tüm uyarılara karşın, yaklaşık 60 milyon yılda oluşan doğa harikası sarkıt, dikit, sütun, duvar ve perde damlataşları, akma taşlar ve mağara iğnesi oluşumlarına dokunmaları bile bu mirasın sonunu hazırlayacakken, mağara içinde yer yer atılmış çöpleri görünce insanlığımdan utandım. Ayrıca, her bir nefesin bile içerideki atmosferi etkilemesi kaçınılmazken, 560 basamakla indiğiniz göl yüzeyine kadar her yerin normal spotlarla aydınlatılmış olması, dünyada benzerine çok az rastlanacak bu mirasın dibine dinamit yerleştirmekten farksız. Oysa bu tür mağaralar için her ne kadar biraz pahalı da olsa özel olarak üretilmiş aydınlatmalar var. Yetkililer, üç-beş kuruş masraftan kaçınmak isterken böylesine önemli, Mersin için tek başına bile inanılmaz bir değer taşıyan mağarayı yok etmek için uğraşmışlar adeta. Milyonlarca yılda oluşan bu eşsiz oluşumlar, içerideki sıcaklığın ve nemin yarım derece değişmesiyle bile ne yazık ki ölüyor, zamanla yosun bağlıyor ve yok oluyor. Bunu ben değil, bu işin uzmanları dile getiriyor. Ne kadar acı..

Bir başka abeslik de mağara yolunda sizi karşılıyor. Ana yoldan 3 kilometre güneye inerek ulaşılan mağaraya gidişte karşılaştığınız diğer bir acı ve utanç verici tablo da belediyenin vahşi çöp depolama alanı.. Orman içine dağılmış binlerce çöp poşeti ve bilumum çöp, dünya mirasını içinde barındıran Mersin’e yakışıyor mu? Buna da gerek yerel gerek merkezi yetkililer karar versin..

Sözün özü, binlerce yıldır birçok uygarlığa ev sahipliği yapmış, her yeri bir açık hava müzesi olan Mersin’in bize miras kalan son değerlerini de yok etmeden kendimize gelelim.. Zira, bugün üstünde tepindiğimiz tüm tarihi ve kültürel mirasımızdan yarınlara hiçbir şey kalmayacak.. İşte o zaman çocuklarımız da tarih de bizi asla affetmeyecek!




 
  YAZARIN ARŞİVİ
 
 
 
  YORUMLAR
 
 
  YORUM YAZIN
 
Adınız Soyadınız :

Yorumunuz          :

Güvenlik Kodu     : Güvenlik Kodu
Kod                        :

 




  HABERCİ GAZETESİ
 

  HABER ARAMA
 
  

  HABERCİ SPOR
 


  BİK İLANLAR
 


  SOSYAL MEDYA
 

 
 

 




sanalbasin.com üyesidir

 
         
ANASAYFA HABER ARŞİVİ KÜNYE İLETİŞİM GİZLİLİK İLKELERİ

 
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz..!
mersinhaberci.com © Copyright 2016-2018 Tüm hakları saklıdır..! İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz..!

URA MEDYA