SİYASET EKONOMİ SAĞLIK EĞİTİM YAZARLAR SPOR
 
 
 
 
image
Mitat ÇELİK

Tarih : 7.10.2018  E-Mail : haberciniz33@gmail.com


Çukurova’da Bağbozumu: İstanbul Senfonisi

Yeni sanat sezonu başlangıçlarıyla bağbozumu şenliklerinin aynı döneme denk gelmesini anlamlı bulur, bunun tesadüf olmadığını düşünürüm. Zira kökleri hristiyanlık öncesi Anadolu’ya uzanan ve Dionysos’a adanmış olan bu şenlik, bir dizi koro konserleriyle birlikte kutlanır, uzun sürecek kış akşamları için tragedyaların sahnelenmesinin başlangıcı olurdu. Bu haliyle bağbozumu şenlikleri, üzümün, incirin ve zeytinin yanı sıra kültürel yaşamda müziğin şaşmaz yerini işaretleyen önemli bir gösterge olsa gerek.

İşte bağbozumunun ikinci ayındayız ve Çukurova Devlet Senfoni Orkestrası (ÇDSO), Fazıl Say’ın İstanbul Senfonisi’ni Adana’ya taşıyarak paha biçilmez bir sezon açılışına imza attı. Şef Orhan Şallıel yönetiminde seslendirilen konserde Türk müziğinin birbirinden değerli virtüözleri, Aykut Köselerli (Kudüm), Burcu Karadağ (Ney), Hakan Güngör (Kanun), solist olarak yer aldı.

Eserin dünya prömiyeri, Howard Griffiths yönetiminde WDR Köln Orkestrası tarafından 2010 yılında Almanya’da, Türkiye prömyeri ise aynı yıl içinde 25 Aralık’ta Gürer Aykal yönetiminde Borusan Filarmoni Orkestrası tarafından seslendirildi. Her iki konseri de aynı solist kadrosu seslendirirken eserin Konzerthaus Dortmund’un siparişiyle yazıldığını belirtmeliyim.

İstanbul’un anlatıldığı Say’ın bu değerli eseri, Nostalji, Tarikat, Sultan Ahmet Cami, Genç Kızlar Ada Vapurunda, Haydarpaşa Garı’ndan Anadolu’ya Gidenler Üzerine, Alem Gecesi, Final, olmak üzere yedi bölümden oluşuyor.

Başlıklardan da anlaşılacağı üzere besteci, İstanbul’a dair tarihsel izleğini aktarmakla kalmaz, Haydarpaşa üzerinden Anadolu’nun tümden insan manzarasını da sunar. Adorno, müzik sesle düşünmektir, der. Dinleyiciyi, yedi tepeli şehrin savaş ve yıkımlarla dolu anılarına taşıyan eser, kudüm, ney ve kanun ile İstanbul’un güçlü düşünsel iklimine de işarette bulunur; onca karanlığın ardından kudümün sufiyane ritmi ve hicaz bir şarkı, sevgiyle örülecek yeni yaşantıları da muştular gibidir. 

Eserin merkezinde, ney, kudüm ve kanun gibi üç yerel çalgının yer alması, haliyle bunları seslendirecek solistleri de öne çıkmakta. Kendi alanlarının birer virtüözü olan bu kıymetli sanatçıları aynı sahnede görmek bir şans olsa gerek. Her birinin ulusal ve uluslararası başarısı ve müzikal geçmişlerini buraya sığdırmak ise imkansız.

Konser sonunda, başta şef Orhan Şallıer, Mustafa Aykut Köselerli, Burcu Karadağ ve Hakan Güngör olmak üzere tüm orkestra dakikalarca ayakta alkışlandı. Eserin Nostalji bölümünün bir kısmı bis olarak yeniden seslendirildi.

Konser biletlerini günler öncesi tüketen Adana seyircisi görülmeye değerdi. Bu eşsiz konseri değerli Hakan Güngör’ün misafiri olarak dinleyebildim. Değilse bilet bulmak imkansızdı. Konserden bir gün sonra Güngör’ü başka bir etkinlik için Berlin uçağında görmek ise beni şaşırtmadı.

Ayrıca bir güzellikten de bahsetmeliyim; Mersin Devlet Opera ve Balesi’nin kıymetli orkestra sanatçıları: Müjdat Şenormanlılar, Marina Kvilivedze, Nurten Yararman, Deniz Şamoğlu, Fırat Esenerli, Mahmatbaghir Azimov ve Seda Balkarlı’yı ÇDSO’da görmek, Mersin’den konsere katılanlara evlerinde oldukları duygusunu yaşattı. Adana ve Mersin’i Çukurova denilen ulu bir ağacın iki ana dalı olarak görüyorum. Böylesine sanatsal bir dayanışmayı tarım ve ticarette de gösterebilirsek büyük artı değerler açığa çıkarırız.

Not: İstanbul Senfonisi, ayrıca geniş bir yazı ile ele alınmalı.

 




 
  YAZARIN ARŞİVİ
 
 
 
  YORUMLAR
 
 
  YORUM YAZIN
 
Adınız Soyadınız :

Yorumunuz          :

Güvenlik Kodu     : Güvenlik Kodu
Kod                        :

 




  HABERCİ GAZETESİ
 


  HABER ARAMA
 
  

  HABERCİ SPOR
 


  BİK İLANLAR
 


  SOSYAL MEDYA
 

 
 

 




sanalbasin.com üyesidir

 
         
ANASAYFA HABER ARŞİVİ KÜNYE İLETİŞİM GİZLİLİK İLKELERİ

 
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz..!
mersinhaberci.com © Copyright 2016-2019 Tüm hakları saklıdır..! İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz..!

URA MEDYA