SİYASET EKONOMİ SAĞLIK EĞİTİM YAZARLAR SPOR
 
 
 
 
image
Ali ADALIOĞLU

Tarih : 10.1.2019  E-Mail : aliadalioglu33@gmail.com


YAZIYOOOOR..!

Sık sık yinelememe karşın her zaman söylemekten gurur duyarım.

İyi ki Gazeteci olmuşum.

Bilirim ki; Gazetecilik bir meslek değil, yaşam tarzıdır.

Çünkü, gazetecinin ruhu da beyni de özgürdür.

Toplumu bilgilendirmek, toplumun haklarını savunmak önceliğidir.

Gazeteci kimseye bağlı olmayı sevmez.

Kimsenin borazanı olmayı da!

Çocukluğumda bir avuç gazeteci büyüğüm vardı.

Ergenlik yıllarımda onlarla bir arada olma şansı yakaladım.

Çünkü, yaz tatillerinde gazete müvezzi olarak kolumun altında gazete satardım.

“Yazıyooo…” diye bağırırdık.

Herkes merak ederdi.

Ne yazıyor diye.

Sonrasında Mersin Gazeteler başbayii Mustafa Tekgüç’ün yanına terfi ettim.

O günlerde gazetecilerin mekânı Tekgüç’ün küçük ama saygı ve sevginin büyük olduğu dükkânıydı.

Gazeteci abilerim idolümdü ve de sonunda Gazeteci oldum.

Gazeteci parmakla gösterilirdi.

Toplumun her kesiminin saygı duyduğu bir insandı.

Ki, bu bizim mesleğe başladığımız ilk yıllarda da böyleydi.

Sonrası mı?

Ne siz sorun ne ben söyleyeyim.

Türkiye’yi ele geçirmek isteyenler, önce gazeteciliğe ve gazetecilere el attı.

Ve de meslekte erozyonu başlattılar.

Bugün gelinen nokta ; o günlerde atılan tohumların sonucudur.

Önce, 27 Mayıs sonrası 10 Ocak 1961’de Resmi Gazete’de yayınlanan 212 Sayılı Yasa ile verilen haklarımıza bir bir elimizden aldılar.

İlk yıllarda Çalışan Gazeteciler Bayramı olarak kutlanan 10 Ocak, şimdilerde adeta yas gününe döndü.

Dün sevgili meslektaşlarım(!) 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü nedeniyle değişik etkinlikler düzenledi.

Fazla ilgilenmedim.

Ama en çok katılımın hangi etkinliğe olduğunu tahmin edebiliyorum.

Eminim ki Büyükşehir Belediyesi’nin Hilton’da verdiği yemek de katılım rekoru kırılmıştır.

(Gerçi onlar da davet edecekleri isimleri kendileri belirliyormuş!)

Ne demişler, “Böyle başa böyle tarak!”..

Türkiye Basın Özgürlüğü’nde 10 sıra gerilemiş, kimin umurunda?

Birçok gazeteci asgari ücretin altında çalıştırılıyormuş, bana ne!

Bu kadar kötü koşullara karşın, gazeteci sayısı her geçen gün artıyor…

Anlamak gerçekten zor!

Sözün ÖZÜ;

Suçluyu dışarıda aramamak lazım.

Suçlular içimizde.

Ben, sen o…

Bu mesleği onuruyla yapmayanlara göz yumduğumuz sürece, iş daha da kötüye gidecek.

Ama genelde, ama yerelde!

Artık siyasetçisi, iş adamı, bürokratı gazeteciyi kolay lokma olarak görüyor.

Aslında öyle de olduk!

Tarifeler belirlendi, gazeteler ve gazeteciler için.

Tarifesini alan sustu…

(Ki seçim zamanı tarifelerde artış olur..)

Talana yalana, yolsuzluğu hırsızlığa!

Ufacık çıkarlar için mesleğimize ihanet edildi.

Yoksa kimse sesimizi kısamazdı!

Sesimizin kısılmasını bir kenara bırakın, düşünemez olduk!

Sonrasında da kalkmış 10 Ocak’da çeşitli etkinlikler düzenliyoruz.

Ama lokma nerede, oraya ilgi duyuyoruz.

Ki, semiz ve gürbüz olalım.

Ne de olsa, “Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur!” derler.

Bilmem ki doğru mu söylerler.

Kafanın içi sağlam olmadıktan sonra, vücut sağlam olsa neye yarar.

Öküz de sağlam kafa ve vücuda sahip, ama trene yalnızca bakar!

Bilmem anladınız mı?

“Yazıyoooor..” diye bağırmak istiyorum.

Ancak bağıramıyorum.

Çünkü, yazmıyoruz yazamıyoruz…




 
  YAZARIN ARŞİVİ
 
 
 
  YORUMLAR
 
 
  YORUM YAZIN
 
Adınız Soyadınız :

Yorumunuz          :

Güvenlik Kodu     : Güvenlik Kodu
Kod                        :

 




  HABERCİ GAZETESİ
 

  HABER ARAMA
 
  

  HABERCİ SPOR
 


  BİK İLANLAR
 


  SOSYAL MEDYA
 

 
 

 




sanalbasin.com üyesidir

 
         
ANASAYFA HABER ARŞİVİ KÜNYE İLETİŞİM GİZLİLİK İLKELERİ

 
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
mersinhaberci.com © Copyright 2016-2019 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz.

URA MEDYA