MERSİNLİ KADINLAR ‘İSTANBUL SÖZLEŞMESİ’ İÇİN KARARLI!


 

İstanbul Sözleşmesi için mücadelede kararlı olan Mersinli kadınlar, şiddete maruz kalan herkes için ‘İstanbul Sözleşmesi yaşatır!’ dedi.

AYŞENUR ÖNAL

İstanbul Sözleşmesi’ni uygulamaktan vazgeçme planı yapan AKP iktidarına karşı Türkiye’nin birçok yerinden kadınlar sokaklara akın etti. Omuz omuza mücadele vererek İstanbul Sözleşmesi’ni imzalatan kadınlar, kazanılan haklarından vazgeçmemek ve sözleşmenin uygulanması için ‘İstanbul Sözleşmesi Yaşatır!’ sloganları attılar.

Mersin’de de Kushimoto sokağında toplanan kadınlar ‘Erkek adalet değil, gerçek adalet!’, ‘Susmuyoruz, korkmuyoruz, itaat etmiyoruz’, ‘Kadın, yaşam, özgürlük’, ‘Jin, jiyan, azadi’, ‘Yasta değil, isyandayız!’ gibi sloganlar atarak yürüdüler. Öldürülen kadınların adını haykırarak ‘Burada!’ diye cevap veren kadınlar, katiller aklanamasın diye ‘İstanbul Sözleşmesi’ni uygula!’ dediler.

Kushimoto Sokağı’nın girişinde sloganlar atarak, Barış Meydanı’na yürümek isteyen kadınlar polis engeline takılsa da Kushimoto içinde bulunan parka kadar; şarkılar, sloganlar eşliğinde yürüdüler. Yürüyüşün ardından Mersin Kadın Platformu adına bir açıklama yapan Zübeyde Sadırlı Akpınar, “Mücadelemizin geri dönüşü yok! Haklarımızdan vazgeçmiyoruz, İstanbul Sözleşmesi uygulansın!” dedi.

İLK İMZALAYAN ÜLKE TÜRKİYE

Türkiye’de her gün kadınların katledildiğini söyleyen Akpınar, “Erkek şiddetiyle aramızdan ayrılan kadınların isimlerini ezbere sayıyoruz.  Eğer İstanbul Sözleşmesi uygulansaydı, hayatta olabilirlerdi. Hayatlarımız için İstanbul Sözleşmesi uygulansın diyoruz! 2011 yılında Kadınlara Yönelik Şiddet ve Ev İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadele Hakkındaki Avrupa Konseyi Sözleşmesi’ni, diğer adıyla İstanbul Sözleşmesi’ni ilk imzalayan ülke Türkiye olmuştu. 1 Ağustos 2014’te yürürlüğe giren İstanbul Sözleşmesi’nin 6’ncı Yılında ise iktidar 2011 yılında kendi imzaladığı Sözleşmeden çekilmeyi konuşuyor. 6 yılda kadın cinayetlerin de, kadına yönelik şiddette bu kadar artış olduğu halde sözleşmenin etkin şekilde uygulanmasını değil kaldırılmasını gündeme getirmek devletin O gün kadınlara vermiş olduğu şiddeti önleme, şiddete maruz kalanları koruma, failleri gerektiği şekilde cezalandırma sözünden vazgeçtiğini göstermektedir” diye konuştu.

“FATMA ALTINMAKAS BELKİ DE YAŞIYOR OLACAKTI”

2019 yılında Türkiye genelinde kadına yönelik şiddetle ilgili 4 bin 76 suç duyurusunun yüzde 82,4’üne yani 3 bin 357’sine ‘kovuşturmaya yer yok’ kararı verildiğini belirten Akpınar, “İstanbul Sözleşmesi etkin bir biçimde uygulanmadığı için her yıl yüzlerce kadın şikâyet etmesine, karakola başvurmasına rağmen öldürülüyor. Fatma Altınmakas, akrabası tarafından tecavüze uğradı, bunun üzerine kocası onu öldürdü. Kürtçe çevirmen sağlanmadığından şikâyetinde darp edildiğini söyleyemedi. İstanbul Sözleşmesi etkin uygulanmış olsaydı şiddete uğrayan kadınların ihtiyaçlarına göre sosyal destek ve hizmetler sağlanabilecek ve Fatma Altınmakas belki de yaşıyor olacaktı” dedi.

“KADINLARA DÖNÜK SALDIRILARIN SUÇ ORTAĞIDIR”

94 kadının 2014-2019 yılları arasında koruma altında olmasına rağmen yakını olan erkekler tarafından öldürüldüğünü belirten Akpınar, “Şiddete karşı etkin soruşturma yürütülmüş olsaydı o 94 kadın belki de yaşıyor olacaktı.  Kadına yönelik şiddet her gün arttığı halde İstanbul Sözleşmesinin etkin şekilde uygulanmasını değil, kaldırılmasını gündeme getirenler bu cinayetlerin suç ortağıdır, her gün uğradığımız şiddetin failidir. İstanbul Sözleşmesi’ne ilişkin karalama kampanyalarına göz yumanlar, bizzat bu kampanyalara sözcülük yapar hale gelenler, kadınların, LGBTİ’lerin, göçmenlerin, mültecilerin, engellilerin, yaşlıların, çocukların haklarını tarikat ve cemaat çevreleriyle pazarlık konusu haline getirenler kadın cinayetlerinin, nefret cinayetlerinin, çocuk istismarlarının, göçmen, mülteci kadınlara dönük saldırıların suç ortağıdır” dedi.

“Biz kadınlar yaşamak istiyoruz!” diyen Akpınar, “Bugün buradayız. Sadece burada değil; İstanbul, Ankara, İzmir, Samsun, Hatay, Didim, Antalya, Adana, Kocaeli, Bursa, Ayvalık, Altınoluk, Tuzluçayır, Batıkent, Bodrum, Datça, Bartın, Çanakkale, Balıkesir, Aydın, Manisa, Muğla, Eskişehir’de sokaktayız!” diye konuştu.

Akpınar konuşmasını şöyle sürdürdü;

“İstanbul Sözleşmesi, kadınlar ve çocuklar başta olmak üzere, herhangi bir ayrım gözetmeksizin, bir insanın cinsiyeti üzerinden şiddete ve baskıya uğramasının önlenmesi, şiddete uğrayanların korunması ve faillerin gerektiği şekilde cezalandırılması için devletlere yol haritası çizen, atılması gereken somut adımlar konusunda kılavuzluk eden uluslararası bir metindir. Türkiye’nin de kurucularından olduğu Avrupa Konseyi’nin hazırladığı sözleşme, 45 ülke ve Avrupa Birliği tarafından imzalanmıştır.

TEMMUZ’DA 36 KADIN ÖLDÜRÜLDÜ!

İstanbul Sözleşmesi kadınlara ve çocukların hayatlarını korumak için verilen bir sözdür ve bu ‘sözden dönmek’, günde en az 3 kadının öldürüldüğü, bilindiği kadarıyla yılda 28 bin 360 çocuk istismarının yaşandığı, nefret cinayetlerinin işlendiği bir ülkede kadınları ve çocukları ve LGBTİ+'ları ateşe atmaktır, sadece Temmuz ayında 36 kadın öldürüldü, öldürülen 36 kadının üçte biri evli olduğu erkek tarafından öldürüldü! Aileyi yıkan sözleşme değil, erkek şiddetidir.

Sözleşmeden çekilmek, sözleşmenin referans aldığı ve Türkiye’nin de taraf olduğu tüm diğer temel insan hakları belgelerini de tartışmalı hale getirmek, kadınların mücadeleyle kazandığı tüm hakları tartışmaya açmak demektir. Sözleşmeden çekilmek, ‘Kadınlarla erkekler fıtratları gereği eşit değildir’ sözüyle her fırsatta saldırıya uğrayan haklarımızın, yasal güvencelerimizin tümüyle terk edileceğinin dünyaya ilan edilmesidir. Kadınların mücadele ile kazandığı İstanbul Sözleşmesi’nin iptalini bir partinin yönetim kurulunda yani AKP MYK'sında karar altına almak isteyenlere haklarımız ve hayatımız için bir araya gelerek, sesimizi birleştirebileceğimiz her yöntemi kullanarak yanıt verdik. Bu kararın tartışılacağı toplantının ertelenmesini kadınların bu mücadelesi, birlikteliği ve kararlılığı sağladı.

İSTANBUL SÖZLEŞMESİ YAŞATIR!

Mücadelemizin geri dönüşü yok!

Sadece sözleşmenin iptali gündeminin ortadan kalkmasını değil, sözleşmenin devleti yapmakla yükümlü kıldığı tüm koruma, önleme, tazminat, çok dilli ve anadilinde destek, eşitlik politikaları geliştirme ve uygulama sorumluluklarının da hemen yerine getirilmesini istiyoruz! İstanbul sözleşmesi yaşatır.”

   




Yorum Ekle comment Yorumlar (0)

Yapılan yorumlarda IP Bilgileriniz kayıt altına alınmaktadır..!

  HABERCİ GAZETESİ
 

  HABER ARAMA
 
  

  HABERCİ SPOR
 


  BİK İLANLAR
 


  SOSYAL MEDYA
 

  NÖBETÇİ ECZANELER




 
 

 




sanalbasin.com üyesidir

 
         
ANASAYFA HABER ARŞİVİ KÜNYE İLETİŞİM GİZLİLİK İLKELERİ

 
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
mersinhaberci.com © Copyright 2016-2020 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz.

URA MEDYA