Kadınlar hafta boyunca 25 Kasım için alanlarda olacak | Mersin Haberci Gazetesi
     
 
 
 
 
 

Kadınlar hafta boyunca 25 Kasım için alanlarda olacak


 

Mersin’de KESK’e bağlı sendikalara üye kadınlar, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Uluslararası Mücadele Günü kapsamında hafta boyunca çeşitli etkinliklere imza atarak, sorunlarının çözümü için ses yükseltecek.

BARIŞ ÇOBAN

 

Mersin’de Kamu Emekçileri Konfederasyonu’na (KESK) bağlı sendikaların üyesi kadınlar, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Uluslararası Mücadele Günü öncesi hafta boyunca imza atacakları programı kamuoyuyla paylaştı.

KESK Şubeler Platformu Adına açıklamayı Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Mersin Şube Kadın Sekreteri Filiz Çelebi yaptı.

 

ARTAN SORUNLAR KADINLARINHAYATINI HER GEÇEN DAHA DA ÇEKİLMEZ KILIYOR

SES Mersin Şubesi’nde yaptığı açıklamada, öncelikle kadınların yaşadığı sorunlar değinen Çelebi, artan işsizlik, yoksulluk, güvencesiz çalışma ve şiddetin kadınların yaşamını her geçen gün daha da çekilmez kıldığını söyledi.

“Ataerkil kapitalizm krizde! Savaşlar çıkarıyor, doğayı talan ediyor, kadınları, çocukları, emekçileri, halkları her geçen gün artan sömürü çarkının içine çekerek krizden çıkmaya çalışıyor” diyen Çelebi, bunu yaparken de  ataerkil sistemi güçlendiren politikaları karın bedeni, emeği, kimliği üzerinde tahakküm kurmanın aracı olarak kullandığını söyledi.

 

“HER GÜN EN AZ ÜÇ KADIN ERKEK ŞİDDETİYLE KATLEDİLİYOR”

“Bizleri kuluçka makinesi, ucuz ve güvencesiz  işgücü olarak görüyor, ailenin  ve sermayenin ücretsiz ev ve bakım emeğini bizim üzerimizden karşılıyor” diyen Filiz Çelebi, “Bize dayatılan yaşam; Kazanımlarımız iktidarların bekası için tehdit olarak görülürken her gün en az üç kadın erkek şiddetiyle katlediliyor. Erkek yargı kadın katillerini cezasızlık politikalarıyla koruyor.

İktidar tüm kurumları aracılığıyla verili toplumsal cinsiyet eşitsizliğini pekiştirmeye çalışırken bizi ‘makbul kadın’ kimliğiyle tanımlayıp,  kariyer olarak ta anneliğe sıkıştırmaya çalışıyor.

İstanbul Sözleşmesi'nden sonra 6284'ün hedefe konulması ile yaşam alanlarımız daraltılmak isteniyor.

Şiddet uygulayan erkekle arabuluculuk uygulamaları, boşanmanın zorlaştırılması, nafaka hakkını gasp etme kampanyaları ile bizlere aile dışında seçeneğiniz yok mesajı verilmeye çalışılıyor.

Aile yürüyüşleri adı altında yapılan LGBTİQ+ karşıtı gösterilerle homofobik, nefret söylemleri körükleniyor.

Sıbyan mektepleri  ve imam hatiplerlerin yaygınlaşmasıyla dindar ve kindar nesiller yetiştirilmeye çalışılıyor.

 

“HAKLARIMIZA DÖNÜK SALDIRILAR ARTIYOR”

Haklarımıza dönük saldırılar artıyor; çalışma hayatımız esnek, parçalı, güvencesiz hale getiriliyor. 

Ekonomik krizin yükünü en çok biz çekiyoruz. Kadın yoksulluğu ülke tarihinde görülmemiş seviyelere ulaşırken bizler açlık sınırında yaşam mücadelesi veriyoruz.

Çalışma yaşamında eşitsizlik, ayrımcılık, cinsiyetçilik, şiddet, taciz ve mobing artıyor.

Güvenceli çalışmayı fiilen ortadan kaldıran OHAL ve KHK rejimi kamu da uygulanmaya devam ediyor.

İktidar kendisi gibi düşünmeyenlere saldırıyor, gözaltı ve tutuklamalarla meşru demokratik taleplerimizi ifade etmemiz engelleniyor.

Ataerkil kapitalizm militarist, ırkçı, savaş politikalarından besleniyor, halkların barış içinde yaşama talebimiz görmezden geliniyor.

Emperyalist savaşlar, antidemokratik uygulamalarla yerimizden yurdumuzdan ediliyor, mültecileşiyoruz. Gittiğimiz ülkelerde ırkçı, ayrımcı politikalarla karşı karşıya kalıyoruz” diye konuştu.

 

“KADINLAR BASKILARA BOYUN EĞMİYOR, MÜCADELEDE SINIRLARI AŞARAK HER YERDE”

Tüm bu saldırılar karşısında bugün tüm dünyada kadınların kesintisiz süren sınırları aşan mücadelesinin ataerkinin temellerini güçlü bir biçimde sarstığını da dile getiren Filiz Çelebi, 25 Kasımlar'dan 8 Martlara her türden eşitsizliğe karşı onca yıldırmaya ve otoriter rejimlerin baskılarına rağmen daha fazla kadın eşitlik ve özgürlük mücadelesi için örgütlendiklerini söyledi. “Kadınlar baskılara boyun eğmiyor, mücadelede sınırları aşarak her yerde Jin Jiyan Azadi sloganıyla dayanışmayı ve umudu büyütüyor” diyen Çelebi, “Kadınları erkeğe, aileye, sermayeye, devlete daha da bağımlı hale getirmek için her türlü krizi fırsata çevirmenin hesabını yapanlara karşı örgütlenerek dur demek için, emeğimiz, bedenimiz ve kimliğimiz üzerindeki binlerce yıllık erkek egemen sömürü düzenine dur demek için, sermayeye, ranta, savaşa aktarılan bütçeye karşı halktan, emekten yana toplumsal cinsiyete duyarlı bütçe talebimiz için, her fırsattaki söylemleri ve fetvalarıyla ne giyeceğimizin, ne söyleyeceğimizin, nasıl yaşayacağımızın sınırlarını çizenlere karşı sesimizi yükseltmek için, işsizliğe, yoksulluğa, güvencesizliğe karşı, güvenceli çalışma güvenli gelecek talebimiz için, tacizi, tecavüzü, istismarı, kadın katliamlarını durdurmak için, İstanbul Sözleşmesi'nin yeniden yürürlüğe girmesi, 6284'ün etkin uygulanması için, işyerlerinde, çalışma yaşamında karşı karşıya kaldığımız şiddet, taciz, mobinge karşı etkin mücadele aracı olan İLO 190 sayılı sözleşmenin  imzalanması için, saçımızın teline, haklarımıza, özgürlüğümüze sahip çıkıyor direnişi büyütüyoruz.

 

KADINLAR HAFTA BOYUNCA ALANLARDA OLACAK

KESK Mersin Şubeler Platformu Olarak 25 Kasım haftası programınız kapsamında 21 Kasım Mersin Şehir Hastanesi A kapısı poliklinikler önünde saat 12:30 da basın açıklaması, 22 Kasım İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde saat 12:30 da basın açıklaması, 24 Kasım günü saat 14:30 Tarsus Belediyesi önünde, 24 Kasım günü saat:19.00’da Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) Mersin Şubesi Konferans Salonunda panel düzenleyeceğiz” diye konuştu.

 



   

Yorum Ekle comment Yorumlar (0)

Yapılan yorumlarda IP Bilgileriniz kayıt altına alınmaktadır..!





  HABERCİ GAZETESİ
 

  HABER ARAMA
 
  

  HABERCİ SPOR
 


  BİK İLANLAR
 




  SOSYAL MEDYA
 

  NÖBETÇİ ECZANELER
 
 

 




sanalbasin.com üyesidir

 
         
ANASAYFA HABER ARŞİVİ KÜNYE İLETİŞİM GİZLİLİK İLKELERİ

 
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
mersinhaberci.com © Copyright 2016-2022 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz.

URA MEDYA