Haber Merkezi
DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen; Van, Batman ve Mardin ile birlikte geçmiş yıllarda kayyım atanan belediyeler hakkında İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya'ya sordu.
'KAYYIM ATAMALARI SONRASINDA BELEDİYELERDE YAPILAN HARCAMALAR KONUSUNDA NASIL BİR DENETİM SÜRECİ UYGULANMAKTADIR?'
Kayyım atamalarını yakından takip eden DEVA Parti'li Ekmen, Türkiye’de kayyım atamalarının son yıllarda birçok belediyede uygulanmasının hem demokratik yönetim anlayışı hem de kamu kaynaklarının kullanımı açısından önemli tartışmalara neden olduğuna değinerek, harcamalar konusunda nasıl bir denetim sürecinin uygulandığını sordu.
Ayrıca kayyım atamalarının, bir şehri bütün olarak cezalandırmak olduğuna değinen Ekmen, kayyım atandıktan sonra halkın yönetime katılımını sağlayacak mekanizmaların oluşturulup oluşturulmadığı ile kayyım yönetimi altında gerçekleşen büyük çaplı kamu ihaleleri ve projelerin neler olduğunu sorarak konuya dikkat çekti.
BU SORLAR YANIT BEKLİYOR
DEVA Parti'li Ekmen, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya'ya şu soruları yöneltti: “Türkiye'de son beş yıl içinde kayyım ataması yapılan belediye sayısı nedir? Bu belediyelere kayyım atama kararları hangi hukuki kriterlere dayanarak verilmiştir?
Kayyım atanmış yerel yönetimlerin faaliyetleri ne kadar süreyle kayyım tarafından yönetilmektedir? Bakanlığınız tarafından kayyım atamalarının sonuçları hakkında yapılan bir araştırma veya raporlama bulunmakta mıdır?
Kayyım atamaları sonrasında bu belediyelerde yapılan harcamalar ve bütçe kullanımı konusunda nasıl bir denetim süreci uygulanmaktadır? Kayyım yönetimindeki belediyelerde bütçeye dair kamuya açık bir raporlama yapılmakta mıdır?
Kayyım atanan belediyelerde yapılan ihalelerde şeffaflık nasıl sağlanmaktadır? Kayyım yönetimi altında gerçekleşen büyük çaplı kamu ihaleleri ve projeler nelerdir? Bu projelerde kamu zararına yol açan herhangi bir tespit yapılmış mıdır?
Kayyım atanan belediyelerde, halkın yönetime katılımını sağlayacak mekanizmalar oluşturulmuş mudur? Belediye meclislerinin etkisiz hale getirildiği yönündeki eleştiriler göz önünde bulundurulduğunda, belediyelerin karar alma süreçlerinde yerel halkın söz hakkı nasıl korunmaktadır?”