Haber Merkezi
Mersin’de sağlık çalışanları, Dr. Ayşe Uğur’ya destek açıklaması yaptı. Mersin Tabip Odası’nda açıklama yapan Dr. Özkan Özdemir, Ayşe Uğurlu’nun 35 yıldır kamuda bir hekim ve adli tıp uzmanı olarak görev yaptığını, 14 Mayıs 2025 tarihinde devlet memuriyeti görevinden çıkarıldığını belirterek, “Dr. Ayşe Uğurlu Ankara Tabip Odası’nda (ATO) 2010 yılından beri Yönetim Kurulu üyeliği de dahil olmak üzere birçok seçili kurulda görev üstlenmiş, ATO İnsan Hakları ile Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı komisyonları üyeliği, Türk Tabipleri Birliği (TTB) 2022-2024 dönemi Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Kolu Yürütme Kurulu üyeliği, 2021-2023 ve 2023-2025 dönemi Adli Tıp Uzmanları Derneği Yönetim Kurulu üyeliği yapmıştır. Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası üyesidir. Halen de TTB İnsan Hakları Kolu Yürütme Kurulu’nda ve Tıp Dünyası Yayın Kurulu’nda görev yapmaktadır. Sağlık Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından 7 Nisan 2025 tarihinde başlatılan disiplin soruşturması ile Dr. Ayşe Uğurlu’dan, Devlet Memurları Kanunu’nda yer alan memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunma gerekçesiyle devlet memurluğundan çıkarma cezası talepli olarak savunma istenmiştir. Soruşturmada konu edilen olay Ankara Kadın Platformu’nun 24 Mayıs 2023 tarihinde Mülkiyeliler Birliği’nde düzenlediği basın toplantısında Dr. Ayşe Uğurlu tarafından okunan metnin Cumhurbaşkanlığı makamının şeref ve saygınlığını zedeleyici, rencide edici, hakaret teşkil eder nitelikte olduğu iddiasıdır. Ankara Kadın Platformu kadın haklarını savunmak, kadına yönelik şiddet ve ayrımcılık ile mücadele etmek amacıyla emek-meslek örgütlerinin, demokratik kitle örgütlerinin, siyasi partilerin aralarında olduğu 40’tan fazla kurumun bir araya gelmesiyle oluşan, yaklaşık yirmi yıldır faaliyette olan, demokratik bir hak örgütüdür. Ankara Tabip Odası da platformun bir bileşenidir ve Dr. Ayşe Uğurlu davaya konu edilen basın toplantısına ATO Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Komisyonu’nu temsilen katılmıştır” dedi.
“BU HUKUKSUZLUĞU KABUL ETMİYORUZ”
Bakanlığın idari soruşturmayla da yetinmeyip ‘Cumhurbaşkanına hakaret’ iddiasıyla suç duyurusunda bulunduğunu vurgulayan Özdemir, “Demokratik toplumlarda kamu makamlarının eleştirilmesi ifade özgürlüğünün doğal ve meşru bir parçasıdır. Türkiye’de ise “cumhurbaşkanına hakaret” suçu giderek daha fazla biçimde düşünce ve ifade özgürlüğünü sınırlayan bir araç olarak kullanılmaktadır. Bir hekim ve adli tıp uzmanı olarak; ülkesine, meslek örgütüne yıllardır hizmet eden Dr. Ayşe Uğurlu’ya yönelik iddialar karşısında aşağıda imzası bulunan kurumlar olarak bu durumun hukuksuz olduğunu söylüyoruz. Bu dava ile Dr. Ayşe Uğurlu’nun düşünce ve ifade özgürlüğü doğrudan hedef alınmıştır. Hatırlatırız ki; düşünce ve ifade özgürlüğü, temel bir insan hakkı olarak hem Anayasa’da hem de Türkiye’nin tarafı olduğu uluslararası sözleşmelerde güvence altına alınmıştır. Düşünce ve ifade özgürlüğünün cezalandırılması bir yana korunması demokratik toplumun gereğidir. Bu hukuksuzluğu kabul etmiyoruz. Dr. Ayşe Uğurlu’nun yanındayız. Dr. Ayşe Uğurlu hakkında açılan davadaki suçlamaların bir an önce düşürülmesini istiyoruz” diye konuştu.