Haber Merkezi
6. Tarsus Felsefe Festivali “Felsefeye Yolculuk” mottosuyla, resim ve müzik sanatını da içeren etkinliklerle yapıldı. 6. Tarsus Felsefe Festivali, Tadeka binası sergi salonunda “Aydınlanmanın Öncüleri” başlıklı karma resim sergisiyle başladı. Çok sayıda katılımcının yer aldığı sergide, antik çağda yaşamış Tarsuslu filozoflar ile Cumhuriyet sonrasının Tarsuslu bilim, sanat ve edebiyat insanlarına dair 40 kadar tablonun sergilendiği “Aydınlanmanın Öncüleri” eserleri gezildi. Festivalin toplantı salonundaki ikinci bölümünde, Aratos Dergisi Yayın Yönetmeni Uğur Pişmanlık, bir açılış konuşması yaptıktan sonra Çukurova Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Kurucusu Prof. Dr. İlter Uzel’e Aratos Kültür Sanat Ödül takdiminin ardından, felsefe oturumuna geçildi. Festivalin ilk konuşmacısı, Akdeniz Üniversitesi Felsefe Bölümü’nden Prof. Dr. Cihan Camcı “Filozof, Varoluşun Çırağı” başlıklı konuşması oldu. Camcı, konuşmasında filozofun yaşam karşındaki acemi çıraklığı ve ustalığına ilişkine değinen Camcı, “Turgut Uyar’ın Ustalık döneminde yazdığı ‘Her zaman acemi olmayı bilmek’ dizesinde anlattığı gibi, Belki de asıl ustalık budur; varoluşu, böyle olmayı seçmiş bir amatör olarak seyretmeliyiz. Platon, 2500 yıl öncesinden, anladığımızda eksilttiğimiz bir akış olan hayatı, temaşa ederek ona hayret etmeye davet ediyor bizi, Bugün de kendimizi, neden varolduğumuzu bilmediğimiz hayatı deneyen, bildiğimizi unutarak yeniden hayret etmeyi anımsayan çıraklar olarak hayal edebiliriz. Sokrates de bir amatör, usta olmamayı tercih eden bir çırak, daimî acemi değil miydi? Kalıcılığı, sonsuzluğu ve hakikati hiçbir zaman yakalayamayacak olan yaşam, hafifliktir. Eğreti, emanet, asıl oyunun askıya alındığını sandığımız sürekli bir prova.Belki de bu yüzden, yaşama en yakın edebiyat denemedir” diye konuştu.
Daha sonra, Hacettepe Üniversitesi Felsefe Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Harun Tepe “Haklar ve Özgürlükler: Neden Özgürlük Olmazsa Olmaz?” başlıklı sunumunda, “Adalet Eskiçağdan günümüze hep insanların peşinde oldukları bir değer olmuştur. Haksızlıklar sürdükçe de öyle kalmaya devam edecek gibi görünmektedir. Haksızlıkların giderilmesiyse, herkesin haklarına sahip olmasıyla, tüm insanların insan olarak aynı değerde görülmesiyle başarılabilecek bir şeydir. Bunun için kişilerin özgür kişiler olmaları, onlara özgürlüklerini gerçekleştirme koşullarının sağlanması gerekmektedir. Bir toplumda özgürlük ancak kişilerin temel haklarının korunmasıyla, her kişinin yaşama hakkı başta olmak üzere, sağlık, eğitim gibi temel haklarının güvence altına alınmasıyla sağlanabilir. Bu nedenle özgürlük hem etik eylemde bulunmanın hem de temel haklarının korunmasının olmazsa olmazıdır” dedi.
Son olarak ise Mersin Üniversitesi Felsefe Bölüm Başkanı Prof. Dr. Erdem Çiftçi ise “Antik Yunan Tragedyası” konulu konuşmasında, “Antik Yunan Tragedyası: Milattan önce 5. yüzyılda en yetkin ve popüler dönemini yaşamış olan antik Yunan (Atina) tiyatrosu yaklaşık 30 bin yurttaşın yaşadığı Atina'da neredeyse bütün yurttaşların katıldığı bir eğlencenin ötesinde bir derin düşünme eğitimi olarak da görülmelidir. Aristoteles'e göre tarih sadece olmuş olanı, tragedya ise olabilecek olanı da anlatır Bu yüzden onda tarihten daha çok hakikat vardır" şeklinde konuştu.
6. Tarsus Felsefe Festivali’nin son bölümünde ise plaket ve teşekkür belgelerinin takdimi gerçekleşti. Gazeteci-yazar ve Aratos Felsefe Dergisi Yayın Yönetmeni Uğur Pişmanlık, 6. Tarsus Felsefe Festivali’ne ilişkin olarak yaptığı açıklamada, “Felsefe festivalinin gelenekselleşmeye doğru ilerlediğini ifade ederek, Tarsus’un, antik çağ felsefe geleneğinin sürdürülmesi ve felsefenin toplumsallaşması adına son derece anlamlı buluyorum. Felsefe, bu kentin tarihsel ruhuna uygun ve bu kente yakışan bir edinim olduğuna inanıyorum. Sadece bu kent ya da ülke için değil bütün insanlık için Aydınlanmanın çıkış yolu felsefeden geçiyor. Felsefe olmadan aydınlanma olmaz” şeklinde konuştu.