HEDİYE EROĞLU
Mersin Limanı’nın 2007’de özelleştirilmesi sonrası kentte sık sık keyfi uygulamaları ile eleştiri oklarının hedefi olan yüzde 90’i yabancı şirketlere ait Mersin Uluslar arası Liman İşletmeciliği AŞ,’nin iş güvenliği vurgusu bir günde yerle bir oldu!
SEKTÖR MERSİN’DE BULUŞTU
Mersin Deniz Ticaret Odası (MDTO) ev sahipliğinde, Ankara Üniversitesi Deniz Hukuku Ulusal Araştırma Merkezi (DEHUKAM) ve Mersin Uluslararası Liman İşletmeciliği (MIP) iş birliğiyle 3-4 Eylül 2026 tarihlerinde arasında bir otelde düzenlen ‘Limanların Hukuki Rejimi Uluslararası Sempozyumu’ başladı.
Kamu idarecileri, büyükelçiler, liman işletici kuruluşları, hat temsilcileri ve akademisyenlerin katılımıyla gerçekleştirilen uluslararası organizasyonda; liman diplomasisi, akıllı limanların hukuki etkileri, yeşil limanlar aracılığıyla deniz çevresinin korunması ve deniz emniyeti gibi kritik konular ele alındı.

“LİMAN ULUSLARARASI STANDARTLARIN BİRLİKTE ÇALIŞTIĞI BÜYÜK BİR HUKUKİ EKOSİSTEMDİR”
Etkinliğin açılışında konuşan Mersin Limanı işletmecisi MIP Finans Direktörü Erdal Tonguç, “Bir limana uzaktan baktığınızda vinçleri, gemileri, konteynerleri, yoğun yük hareketini görüyoruz. Fakat bir limanı gerçekten işler hale getiren yalnızca fiziki altyapı değildir. Liman kuralların, yetkilerin, sözleşmelerin, sorumlulukların ve uluslararası standartların birlikte çalıştığı büyük bir hukuki ekosistemdir.
Başka bir ifade ile liman deniz ile karanın olduğu kadar ulusal egemenlik ve uluslararası ticaretin kamu otoritesi ile özel işletmeciliğin hız ile güvenliğin ve ekonomik büyüme ile çevresel sorumlulukların kesiştiği yerdir.
Bu nedenle limanların hukuki rejimi sadece hukukçuların değil, ticaretin, sanayinin, lojistiğin ve kamu yönetiminin ortak meselesidir. Bu sempozyumun Mersin'de düzenlenmesi de son derece anlamlıdır” dedi.

“MERSİN LİMANINDA ALINANA HER KARARIN; ÜLKE EKONOMİSİNDE BİR KARŞILIĞI VAR”
Sık sık Mersin Limanı’nda keyfi uygulamalar ve fahiş fiyat politikası ile eleştiri oklarının hedefi olan MIP’in kente bakışına dair de konuşan Tonguç, Mersin üretim bölgelerini dünya pazarlarına bağlayan, Akdeniz üzerinden farklı coğrafyaları buluşturan, canlı bir ticaret ve lojistik merkezidir. Burada alınan her operasyonel kararın yalnızca terminal sahasına değil, ihracatçı da, ithalatçı da, taşıyıcı da, sanayici de nihayetinde ülke ekonomisinde bir karşılığı vardır. Bu çerçevede limanların hukuki rejimini bugün çok boyutlu biçimde ele almayı daha da önemli hale getiren üç başlık öne çıkıyor. Birincisi dayanıklılık ve öngörülebilirlik ihtiyacı.
Küresel ticarette belirsizlik ve tedarik zincirlerinde kırılganlık arttı. Limanlardan artık yalnızca hızlı servis vermeleri değil, krizlere dayanıklı, güvenli, şeffaf ve kesintisiz çalışmaları da vermeleri bekleniyor.
Bu hedefe ulaşmada başta Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımız olmak üzere ilgili kamu kurumlarının, sektöre yön veren, koordinasyon sağlayan ve uluslararası standartlarla uyumu destekleyen yaklaşımı önemli bir rol oynuyor. Kamu kurumlarımız ile sektör arasında yıllar içinde oluşan bu bilgi birikimi ve işbirliği kültürü limanlarımızın değişen koşullara uyum sağlamasında güçlü bir dayanak oluşturuyor” diye konuştu.

AKILLI LİMAN DÖNÜŞÜMÜ İÇİN SAĞLAM ZEMİN VURGUSU
Konuşmasının devamında dijital dönüşüme dikkat çeken Erdal Tonguç, “Akıllı limanlar, otomasyon, yapay zeka, otonom sistemler çalışma biçimimizi hızla değiştiriyor. Teknoloji ilerledikçe veri güvenliği, siber güvenlik, sorumluluk ve operasyonel süreklilik gibi yeni konular da gündemimize giriyor. Buradaki amaç yeniliği yavaşlatmak değil, yeniliğin güven, hesap verebilirlik ve veri güvenliği temelinde ilerlemesini sağlamaktır.
Teknoloji ile hukuk arasındaki arasında ki ne kadar azaltabilirsek akıllı liman dönüşümünü de o kadar sağlam bir zemine oturtabiliriz. Üçüncü başlık ise yeşil dönüşümdür. Karbonsuzlaşma hedefleri, enerji verimliliği ve çevresel sorumluluk artık geleceğin değil, bugünün gündemidir. Ancak sürdürülebilirliği yalnızca çevresel boyutuyla ele alamayız. Bunun en az çevre kadar önemli bir de insani boyutu vardır.

“MERSİN LİMAN İŞLETMECİLİĞİ İÇİN İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ TÜM KARARLARIN BAŞLANGIÇ NOKTASI”
Ayrıca Mersin Uluslararası Liman İşletmeciliği için iş sağlığı ve güvenliği yalnızca bir mevzuat yükümlülüğü ya da performans göstergesi değil, tüm kararlarımızın ve operasyonlarımızın başlangıç noktasıdır. Hız ve verimlilik güvenlikten ayrı düşünülemez. Hedefimiz çok açık. Terminalimizde bulunan herkesin güvenli biçimde görevlerini tamamlaması ve evlerine sağ salim dönmesi.
Sempozyum programının genişliği de bu bütüncül bakışı çok iyi yansıtıyor. Denizcilik bağlantısallığı, liman diplomasisi, liman yönetişimi ve liderlik, deniz emniyeti, liman güvenliği, insana yakışır çalışma koşulları, akıllı limanlar ve yeşil dönüşüm. Bunlar birbirinden bağımsız gündemler değil, aynı liman ekosisteminin birbirine bağlı unsurlarıdır. MIP olarak bu sempozyumu desteklememizin temelini de bu anlayış bulunuyor.
Akademinin bilgi birikimi, kamu kurumlarımızın düzenleme ve uygulama tecrübesi ile işletmeciliğin saha deneyimi bir araya geldiğinde hem hukuken sağlam hem de sahada uygulanabilir çözümler üretebileceğimize inanıyoruz” ifadelerini kullandı.
LİMANDA KİMYASAL GAZ SIZINTISI
Ancak ertesi gün Mersin Limanı’nda büyük bir facianın eşiğinden dönüldü. Mersin Uluslararası Limanı’nda (MIP) iş makinesinin bir konteynerin üzerine devrilmesi sonucu etil akrilat sızıntısı meydana geldi.
Mersin Valiliği, Mersin Uluslararası Limanı’nda (MIP) meydana gelen tehlikeli madde sızıntısına ilişkin açıklama yaptı. Valilik tarafından yapılan açıklamada, olayın 4 Eylül 2026 tarihinde saat 02.20 sıralarında meydana gelen bir iş kazası olduğu belirtildi. Valilik açıklamasına göre, olay yerine sevk edilen AFAD ekiplerinin yaptığı incelemede, bir iş makinesinin konteynerin üzerine devrilmesi sonucu sızıntı meydana geldiği tespit edildi. Konteyner içerisinde bulunan maddenin ise etil akrilat olarak değerlendirildiği ve çevreye yayılarak yoğun kokuya neden olduğu bildirildi.
KBRN ÖLÇÜMLERİNDE OLUMSUZ DEĞERE RASTLANMADI
Sızıntının ardından bölgede AFAD KBRN ekipleri tarafından ölçüm gerçekleştirildi. Valilik, yapılan ölçümlerde herhangi bir olumsuz değere rastlanmadığını açıkladı. Tedbir amacıyla bölgede güvenlik alanı oluşturulduğu belirtilirken, sızıntının meydana geldiği konteynerin kısa sürede izole bir alanda bulunan güvenlik havuzuna taşındığı kaydedildi.
35 KİŞİ ETKİLENDİ
Valilik açıklamasında, olay sırasında yayılan yoğun kokudan 35 kişinin etkilendiği bildirildi. Etkilenen kişilerin genel sağlık durumlarının iyi olduğu ve sağlık gözetimlerinin sürdürüldüğü ifade edildi.
Açıklamada, “Durumdan etkilenen vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz” ifadelerine yer verildi.
LİMANDA TAHLİYE VE GÜVENLİK ÖNLEMLERİ ALINDI
Sızıntı ihbarının ardından liman sahasında çalışmalar durdurulurken, tedbir amacıyla bölgede tahliye işlemleri gerçekleştirildi. Çalışanların yanı sıra liman sahasında bulunan TIR şoförleri de bölgeden çıkarıldı.
Olay yerine çok sayıda sağlık ekibi sevk edilirken, liman sahasına en az 5 ambulansın giriş yaptığı görüldü.
Öte yandan Toros Devlet Hastanesi acili de tedbir amacıyla boşaltıldı. Hastanenin acil servisine girişler bir süreliğine durduruldu.