Haber Merkezi
Ekoloji örgütleri ve sivil toplum kuruluşlarının da aralarında bulunduğu 82 kurum ve kuruluş, plastik atık ithalatının yasaklanması için çağrı yaptı.
Kurumlar, başta Mersin, Adana ve Hatay olmak üzere Doğu Akdeniz'in plastik atıkların yarattığı kirliliğe daha fazla maruz bırakılmaması gerektiğini belirterek kamu kurumlarını göreve çağırdı.
“Türkiye’ de plastik atık ithalatı yasaklansın!” başlığıyla yapılan ortak açıklamada, Doğu Akdeniz’in, plastik atık ithalatının yarattığı ağır ekolojik baskısıyla karşı karşıya kaldığına dikkat çekildi. Açıklamada; “Avrupa ülkeleri başta olmak üzere farklı ülkelerden Türkiye’ye getirilen plastik atıkların önemli bir bölümü geri dönüşüm adı altında ülkemize girmekte; ancak atıkların ayrıştırılması, depolanması ve işlenmesi süreçlerinde çevreye yayılan plastikler ve geri dönüştürülemeyen plastik atıklar ve diğer kirleticiler toprağımızı, suyumuzu, denizlerimizi ve sağlığımızı tehdit etmektedir.
“DOĞU AKDENİZ PLASTİK ATIKLARIN İTHALATINA VE YARATTIĞI KİRLİLİĞE KURBAN EDİLEMEZ”
Plastik atık yalnızca bir atık sorunu değildir. Plastiklerin parçalanmasıyla ortaya çıkan mikroplastikler ve nanoplastikler; toprağa, yeraltı ve yüzey sularına, deniz ekosistemlerine ve canlılara ulaşarak kalıcı bir kirlilik oluşturmaktadır. Doğu Akdeniz’in zaten yoğun sanayi, liman, petrokimya, tarım ve kentleşme baskısı altında olduğu düşünüldüğünde, bölgenin yeni bir plastik atık yükünü taşıması kabul edilemez. Mersin, Adana ve Hatay kıyıları başta olmak üzere Doğu Akdeniz’in denizi, kıyıları, tarım alanları ve yaşam alanları plastik atıkların ithalatına ve yarattığı kirliliğe kurban edilemez.
“YEREL YÖNETİMLERİ VE YETKİLİ MERCİLERİ SORUMLULUK ÜSTLENMEYE ÇAĞIRIYORUZ”
Bu nedenle artık denetimlerin artırılmasını değil, sorunun kaynağını ortadan kaldıracak plastik atık ithalatının yasaklanmasını talep ediyoruz. Kamu kurumlarına çağrımızdır; başta Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı olmak üzere ilgili tüm kamu kurumlarını, yerel yönetimleri ve yetkili mercileri sorumluluk üstlenmeye çağırıyoruz:
Plastik atık ithalatı yasaklanmalıdır: Çevre ve insan sağlığı açısından ciddi risk oluşturan plastik atıkların ülkemize girişine son verilmelidir.
Doğu Akdeniz plastik atık deposu olmaktan çıkarılmalıdır: Mersin, Adana ve Hatay başta olmak üzere bölgedeki plastik atık işleme ve depolama faaliyetleri ekolojik etki ve taşıma kapasitesi dikkate alınarak yeniden değerlendirilmelidir
Kaçak ve uygunsuz plastik atık faaliyetleri engellenmelidir: Plastik atıkların doğaya bırakılması, açıkta depolanması ve mevzuata aykırı biçimde işlenmesi etkin biçimde denetlenmelidir.
“TOPRAK, SU VE DENİZLERDE MİKROPLASTİK İZLEME PROGRAMI BAŞLATILMALI”
Toprak, su ve denizlerde mikroplastik izleme programı başlatılmalıdır: Doğu Akdeniz’de düzenli olarak mikroplastik ve nanoplastik ölçümleri yapılmalı; sonuçlar kamuoyuna açık ve şeffaf biçimde paylaşılmalıdır.
Plastik atıkların yakılması ve kontrolsüz bertarafı engellenmelidir: Plastiklerin yakılması sonucu oluşabilecek hava kirleticileri ve toksik bileşiklere karşı etkin denetim yapılmalıdır.
Tarım alanları korunmalıdır: Plastik atık kaynaklı kirliliğin tarım topraklarına, sulama sularına ve tarımsal ürünlere ulaşmasını önleyecek özel bir izleme ve denetim sistemi oluşturulmalıdır.
Deniz ve kıyı ekosistemleri korunmalıdır: Plastik atıkların denizlere ve kıyılara ulaşmasını önlemek amacıyla limanlar, sanayi tesisleri, atık tesisleri ve dere ağızlarında sürekli denetim yapılmalıdır.
Atık ithalat politikası yeniden düzenlenmelidir: Türkiye’nin başka ülkelerin plastik atıklarını kabul eden bir ülke olmaktan çıkarılması; atığın kaynağında azaltılması ve geri dönüştürülmesi ilkesi esas alınmalıdır.
Bağımsız bilimsel izleme mekanizması oluşturulmalıdır: Üniversiteler, meslek odaları, bilim insanları, yerel yönetimler ve çevre örgütlerinin katılımıyla Doğu Akdeniz Plastik Kirliliği İzleme Kurulu oluşturulmalıdır.
DOĞU AKDENİZ’İN GELECEĞİ PLASTİK ATIK İTHALATINA FEDA EDİLEMEZ!
Doğu Akdeniz; denizi, kıyıları, tarım alanları,yer altı ve yerüstü su varlıkları, ormanları, sulak alanları ve canlı çeşitliliğiyle yalnızca bugünün değil, gelecek kuşakların da ortak yaşam alanıdır. Ekonomik kazanç gerekçesiyle başka ülkelerin plastik atıklarını ülkemize taşımak ve bunun yarattığı çevresel yükü Doğu Akdeniz halkına bırakmak kabul edilemez. Atığın kaynağında azaltılması ve üretimin azaltılması yerine, atıkların başka ülkelere gönderilmesi çözüm değildir. Türkiye başka ülkelerin plastik atık çöplüğü olmamalıdır.
“DENİZLERİMİZİ, KIYILARIMIZI, SULARIMIZI, TOPRAĞIMIZI VE TARIM ALANLARIMIZI KORUYUN”
Taleplerimiz nettir: Plastik atık ithalatını yasaklayın. Doğu Akdeniz’i plastik atık deposu olmaktan çıkarın. Mikroplastik ve nanoplastik kirliliğini düzenli olarak izleyin. Denizlerimizi, kıyılarımızı, sularımızı, toprağımızı ve tarım alanlarımızı koruyun. Plastik atık tesislerini etkin ve bağımsız biçimde denetleyin. İthal edilen plastik atıkların miktarını ve kaynağını kamuoyuna açıklayın. Plastik kirliliğine karşı bölgesel ve bütüncül bir eylem planı hazırlayın. Sivil toplum kuruluşları olarak doğamızın, denizlerimizin, toprağımızın, suyumuzun ve halk sağlığının korunması için bu çağrıyı ortaklaştırıyoruz. Yetkili kurumları artık söz değil, somut ve bağlayıcı adımlar atmaya çağırıyoruz” denildi.