HEDİYE EROĞLU
Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Mersin Büyükşehir Belediyesi, Mezitli Belediyesi ve Yenişehir Belediyesi’ne yönelik operasyonların ardından temaslarda bulunmak ve partililerle bir araya gelmek üzere Mersin’e geldi. Özel’in programındaki ilk durağın Tarsus Cezaevi oldu. Ardından Silifke’ye hareket eden Özel ve ekibi, halka buluştu.
SİLİFKE’YE İMAR OPERASYONU SONRASI ÖZEL İLÇEYE GİTTİ
Haziran ayında Silifke Belediyesi’ne yönelik düzenlenen rüşvet irtikap soruşturması kapsamında CHP’li Başkan Mustafa Turgut tutuklanırken, önceki gün de ikinci dalga operasyonu düzenlenerek, gözaltı ve tutuklamalara imza atıldı. Operasyon gölgesinde Silifke’ye giden Özgür Özel, Anıt Meydanı'nda halka seslendi.
Yeni Parti Mersin Milletvekilleri Ali Mahir Başarır ve Talat Dinçer ile İl Başkanı Cengiz Gökçel ve İlçe Başkanı Zarif Korkmaz’ın da eşlik ettiği Özel, Yörük poşusu ve kasketi ile partililerin karşısına çıktı.
ABDULLAH ÖZYİĞİT VE AHMET SERKAN TUNCER’İ ANMADI
Özgür Özel’in konuşmasında tutuklu yargılanan Silifke Belediye Başkanı Dr. Mustafa Turgut ile YENİ Parti’ye geçmeyerek CHP’de kalan Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer vurgusu yaparken cezaevindeki CHP’de kalan Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit ile CHP7den ihraç edilen ancak YENİ Parti’ye geçmeyen Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer’e değinmemesi dikkat çekti.
“SİZE GÜVENEREK, SİZDEN GÜÇ ALARAK YOLDAYIZ, MÜCADELEYE DEVAM EDİYORUZ”
Silifke’ye 20 yıldır gelip gittiğini söyleyen Özel, “Türkiye, dünya siyasi tarihinin en büyük kötülüklerini yapıldığı, hazımsızlığının yaşandığı bir dönemdeyiz. Mevcut iktidarın, cumhurbaşkanının kendinden sonra gelecek olana darbe yaptığı, görevlerinden uzaklaştırdığı, oyu başkasına verdiğinde millete kafa tutan bir iktidarın dünya siyasi tarihinde görülmemiş kötülükleri ile karşı karşıyayız. Zor günde, zor bir süreçteyiz. Partimizin adaysızlaştırılmaya, lidersizleştirilmeye, kurumsuzlaştırılmaya çaşıldığı bir sürecin sonunda kimselere güvenmeyerek, kimseden güç almayarak sadece size güvenerek, sizden güç alarak yoldayız, mücadeleye devam ediyoruz.
“SİZİNLE BİRLİKTE BAŞKANIMIZA SAHİP ÇIKIYORUZ”
Bugün burada Silifke’ye gelmemizin sebebi, Silifke’nin 2014’de seçtiği, 2019’daititfka olmadığından bir başka adaya karar verildiğinden seçimi kaybettiğimiz ancak 2024’de sizin yeniden görev verdiğiniz belediye başkanımıza sevgili doktorumuza sahip çıkmak için buradayız. Sizinle birlikte başkanımıza sahip çıkıyoruz.
Bir partini bir insanın demokrat olup olmadığı seçimi kaybedip bunu sindirebilir, kazananı tebrik edip, muhalefet görevini yapıp bir sonraki seçimi bekleyebilirsen ne ala ama öyle yapmıyorlar. 31 Mart’ta sandık başına gittiniz ve iki oy kullandınız. Bir Silifke Belediye Başkanına bir tane de Büyükşehir Belediye başkanı için. Ama birileri şimdi diyor ki size, ‘Hayır senin attığın oyun bir önemi yok, sen bilmezsin ben bilirim, ben onları alır içeri koyarım’ diyor. Bu Silifke’ni iradesine kafa tutmaktır. ‘Sen bana verirsen iyisin, bana vermezsen seni de tanımam, Mersin’i tanımam’ diyor Tayyip Erdoğan” dedi.
NARENCİYE DALINDA KALDI, ZEYTİN ÜRETİCİSİ ZORDA
Silifke demek bir coğrafyada ne kadar ürün yetişebiliyorsa, portakal, limon her türlü narenciye, zeytin ve diğer tüm ürünlerde üreticinin büyük bir sıkıntısı var. Özellikle zeytinde düşük fiyat sıkıntısı yaşanırken, gerçekten çileniz büyük. Yolda geliyorum il başkanımız gösteriyor mandalina toplamaya değmediği için dalında kalıyor.
Bu ülke tarımda kendi kendine yetebilen 7 ülkeden biriyken şimdi bu ülke gıda enflasyonunda dünyada 4-5’inci, normal enflasyonda dünyada 4’üncü ülke ve Avrupa’nın en pahalı ülkesi. Gıda enflasyonu şuan yüzde 30, Avrupa ortalaması yüzde 0,9. Yani Türkiye’de Avrupa’nın 30-35 katı pahalı, gıda enflasyonu var. Amerika’nı saldırdığı İran, Venezüella ve Arjantin dışında bizden yüksek gıda enflasyonuna sahip ülke yok. Emeklilerimiz 22 bin 500 lira sefalet ücreti ile maaşlarıyla kira ödeseler aç kalıyorlar, karınlarını doyursalar sokakta kalıyorlar. Asgari ücretlimiz açlık sınırının altında maaş alıyor. Çiftçi, emekli, emekçi kötü oluna esnafında durumlu perişan. Zaten gelecekten ümidi olmayan gençlerimiz yurtdışına gitmeyi kafaya koymuş anne babalar üzgün.
“KİMSE ENSEYİ KARARTMASIN”
Ama kimse enseyi karartmasın. Bunların bir hesabı var; seni korkutmak, yıldırmak, bezdirmek, ‘bu iktidar değişmez’ dedirtmek, ümidi kaybettirmek ve senin sandıktan ümidini kestirmek. Ama buradan ant olsun söylüyorum o sandığa varacağız o seçimi alacağız.
Size düşen inancınızı kaybetmemek, moralinizi bozmamak, bir yere çağırıyorsanız koşup gelmek. Nerede duydunuz bir kalabalık var, mücadele var koşup oraya gitmek. Bunlar korkanları teslim alır, bunlar yalgınları yener. Bunlar pes edersek kazanır. Ama ayakta duranlar bunlara direnenler bunların üzerine yürüyenler kazanır. Asla teslim olmayacağız.
“ENİNDE SONUNDA O SANDIĞI GETİRECEĞİZ”
Silifke’nin kapana SEKA fabrikasını biliyorum, buradaki limandaki sorunları ve devletin halletmesi gereken çözmediği sorunları biliyorum. Bu bölgede topraklarda tarım yaparken çiftçi kayıt sistemine işlenen gerektiğinde kredi verilen ve faizi ile alınan burası koruma alnı diye ceza kesilen çiftçilerin sorunlarını biliyorum. Dişimizi sıkacağız, sandığa kadar sabrederek, kötülüklerle mücadele edeceğiz. Eninde sonunda o sandığı getireceğiz, ak partini kara düzenini bitireceğiz.
EMEKLİ VE KADINLARA SANDIK ÇAĞRISI
Burada çok sayıda emeklimiz var. Emekliler bu iktidar geldiğinde 8 çeyrek altın maaş alıyorlardı. Bugün 8 tane çeyrek altın almaya kalksa 70 bin liraya yakın maaş alması lazım.
Emekli sandık getirmiş üzerinde, ‘geçinemiyoruz hemen seçim’ yazıyor. Bu sandığın içine emeklini oyu düşecek, bu iktidar da iktidardan düşecek.
Kadınlara; ‘sen evde otur çocuğuna, engelline bak 4-5 bin lira maaş verirsem veririm yoksa hiçbir şey vermem’ deniliyor. Tüm kadınların sigortası devlet tarafından yatırılacak ve emekli olacaklar. Kadınlar bunun olmasını istiyorsa kadınlar sandık başına gelecek. Bu iktidar gidecek sizi seven, koruyan bir iktidar gelecek.
Atatürk’ün kurduğu parti işgal altına girince, Recep Tayyip Erdoğan’ın yargı kolları bize darbe yapınca, işine gelen birini partinin başına getirince ‘Önce mücadele et’, bunlara bırakma’ dediniz. Sonra, ‘bunlar oyalıyor, kandırıyor bizi ya yeni bir yol bulacaksın ya da yeni bir yol açacaksın’ dediniz. Bin yolda yürüdüm siz geldiniz, YENİ Parti’yi siz kurdunuz. Bu yolda hep birlikte yürüyecek miyiz? O zaman yürüyelim arkadaşlar” dişe konuştu.