Zehra KORKMAZ | 5 HAZİRAN DÜNYA ÇEVRE GÜNÜ – 2022 TEMASI “TEK DÜNYA; SÜRDÜRÜLEBİLİR VE DOĞAYLA UYUM İÇİNDE YAŞAMAK” | Mersin Haberci Gazetesi
     
 
 
 
 
 
image
Zehra KORKMAZ

Tarih : 7.06.2022  E-Mail : korkmazzehra@hotmail.com


5 HAZİRAN DÜNYA ÇEVRE GÜNÜ – 2022 TEMASI “TEK DÜNYA; SÜRDÜRÜLEBİLİR VE DOĞAYLA UYUM İÇİNDE YAŞAMAK”

1972 yılında Doğal Çevrenin korunması amacı ile İsveç’in Stockholm kentinde düzenlenen Birleşmiş Milletler Çevre Konferansında çevre kirliğine karşı üye olan ülkeler dünyamızdaki çevre sorunlarına ortak çözüm yolları aramışladır. Çevre Konferansında, 5 Haziran gününün Dünya Çevre Günü (World Environment Day) olması kararlaştırılmıştır.

5 Haziran Dünya Çevre Günü ilan edilmesinin üzerinden 50 yıl geçmesine rağmen çevre sorunları o günden bu yana çeşitlenerek artmaktadır. Havamız, suyumuz, topraklarımız kirlenmeye devam etmektedir. Çevre kirliliğine bağlı küresel ısınma iklim felaketlerine dönüşmeye başlamış, birçok canlı türünün nesli tükenmiş, ve bir çok canlı nesilleri de tehlike altına girmiştir. Bunların yanı sıra, çevrede meydana gelen değişimler nedeniyle yaşam alanlarını terk etmek zorunda kalan milyonlarca çevre mültecisi bulunmakta.

Uluslararası bir çevre örgütü olan Friends of the Earth'ün raporuna göre, insanlar 30 yıl öncesine göre yaklaşık %50'den daha fazla doğal kaynak kullanıyor.

Yapılan araştırtmalara göre önlem alınmazsa, “2030'da, dünyadaki mevcut temiz suyun, ihtiyacın ancak %60'ını karşılayabileceği, susuzluktan dolayı 700 Milyon kişinin göç edeceği” tahmin ediliyor. “2050'de dünya nüfusunun %40'ının şiddetli su stresi yaşayacağı ve dünya nüfusunun yarısının susuzluk riski yaşayabileceği” öngörülüyor. Dünya'da 80 ülke, su sıkıntısı çekiyor. 844 Milyon insan, içme suyu hizmetine erişemiyor. Dünya nüfusunun dörtte birinden fazlası olan 2,1 Milyar insan temiz suya ulaşamıyor. 4 Milyar insan, yılda en az bir ay, şiddetli su kıtlığı yaşıyor. Ülkemiz de su setresi yaşayan ülkelerde birsi.

Diğer taraftan Birleşmiş Milletlere göre, dünyadaki atık suyun %80'i arıtılmadan veya yeniden kullanılmadan ekosisteme geri dönüyor. Evsel atık sularının yaklaşık %44'ü dünya genelinde güvenli bir şekilde arıtılmıyor. Bu nedenle, dünya çapında yaklaşık 1.8 milyar insan, kirli içme suyu kaynağı kullanıyor. Arıtılmamış su, kolera, dizanteri, tifo ve çocuk felci gibi hastalıklara neden oluyor.

"NOAA'nın (Ulusal Okyanus ve Atmosfer Dairesi) iklim raporuna göre, Kuzey Kutup bölgesinde kaydedilen sıcaklıklar en yüksek seviyeye ulaştı. 2021'de Kuzey Atlantik Okyanusu, Kuzey Pasifik Okyanusu ve Akdeniz'de rekor düzeyde sıcaklık tespit edildi. NOAA, sera gazlarının ısınmaya neden olduğunu, ısının %90'ından fazlasının okyanusta biriktiğini söylüyor. Artan okyanus ısısı, yükselen deniz seviyelerine, mercan ağarmasına, buzulların ve buz tabakalarının erimesine neden oluyor. NOAA, ayrıca okyanusta depolanan ısının serbest kalmasıyla sıcaklığın önemli ölçüde artacağını ekliyor.

2020'de sera gazı salınımının kaydedilen en yüksek seviyeye çıktığı belirtiliyor.

Birleşmiş Milletler Çevre Programı'na göre, insanlar her yıl yaklaşık 400 milyon ton plastik atık (Neredeyse tüm insan nüfusunun ağırlığına eşit) üretiyor. Dünyada her dakika 1 milyon plastik şişe satın alınıyor ve üretilen plastiğin yarısı tek kullanımlık olarak tasarlanıyor. 2050 yılına kadar, birincil plastik üretiminin 34 milyar tona ulaşacağı tahmin ediliyor. Recycle Now adlı kurum, şimdiye kadar insanlar tarafından üretilen tüm plastik atıkların yaklaşık %80'inin hala çevrede olduğunu ifade ediyor.

World Wide Fund for Nature'a (Dünya Doğayı Koruma Vakfı) göre 1970'ten bu yana habitat kaybı, kirlilik, iklim değişikliği ve diğer faktörler nedeniyle dünya genelinde omurgalı tür popülasyonlarının ortalama %68 azaldığını, en büyük kayıpların ise %84 ile sulak alan türlerinde yaşandığını belirtiyor”.

Çevre kirliliğinde kaynaklı küresel ısınma ya bağlı iklim krizinin etkilerinin Dünyada en yoğun hissedildiği bölgelerden Akdeniz havzasında yer alan Türkiye için de uzun zamandır tehlike çanları çalıyor.

Çevre, Şehircilik ve İklim değişikliği Bakanlığı 2019 verileri ile hazırlamış olduğu Çevre Sorunları ve Öncelikleri Değerlendirme Raporu’na göre illerimizin genelinde hava, su kirliliği ve atık sorunlarının yaşanmaya devam etmektedir. İllerimizin önemli bölümünde hava kirliliği öncelikli sorundur ve ölçüm sonuçları ulusal sınır değerleri ve sağlık kriterlerini aşmaktadır. Havzalarımızın yarısının su kalitesinin 3. ve 4. Sınıf, yani kirli ve çok kirli su niteliğinde olduğu, bu havzaları besleyen suların aynı zamanda ülkemizin en büyük tarımsal üretiminin de beslemek açısından kritik anlamda önemli olduğu ve toplum ve çevre sağlığı açısından acilen iyileştirme yapılması gerekmekte denilmektedir.

Çevre Şehircilik ve İklim değişikliği Bakanlığının raporunda da görüldüğü gibi Türkiye’de çevre sorunlarının listesi bir hayli kabarık Yukarda ki tablo hiç iyi değil ve iyiye doğru da gitmediğimizi gösteriyor. Belirtilen sorunlar karamsar bir tablo ortaya çıkarsa da, çözüm imkânsız değil. Ancak kronik hale gelen bazı sorunlar, çevre konusunda çözümlere ulaşmayı daha da geciktiriyor.

Çevre kirliliğinin ve iklim değişikliğinin etkileri, uzun zamana yayılabiliyor. Bir sorunun görülür hale gelmesi, bazen çözüm için geç kalınması anlamına geliyor. Bu durumun en güzel örneği Son olarak Marmara Denizi ve İstanbul Boğazı'nda ortaya çıkan müsilaj sorunudur. Tehlike her zaman bu kadar gözle görünür olmayabiliyor. Çevre sorunlarında 'geri dönülmez noktaya gelinmeden önce' adım atılmıyor olması, çevre sorunlarının çözümünü zorlaştırıyor

Sistem çökmeden, geri dönülmez noktalara ulaşmadan ve daha da geç olmadan harekete geçmeliyiz. Sorunların çözüme yönelik politikalar biran önce hayata geçirilmelidir. Yasalardaki istisnalar ve özel izinlerle, doğaya, ormanlara, tarım alanlarına, su havzalarının aleyhine yapılan tüm değişiklikler iptal edilmeli, yasalar taviz verilmeden uygulanmalıdır.

Dünyada doğal kaynakların geri dönüşü olmayan kritik eşiğe yaklaşmakta olduğu bir süreçte, karşı karşıya olduğumuz en acil sorunlardan birinin, Sürdürülebilirlik ve çevrenin korunması olduğu bilinci ile bireyler ve toplum olarak üzerimize düşen görev ve sorumlulukları yerin getirmeliyiz.                                                                                                




 
  YAZARIN ARŞİVİ
 
 
 
  YORUMLAR
 
 
  YORUM YAZIN
 
Adınız Soyadınız :

Yorumunuz          :

Güvenlik Kodu     : Güvenlik Kodu
Kod                        :

 







  HABERCİ GAZETESİ
 

  HABER ARAMA
 
  

  HABERCİ SPOR
 


  BİK İLANLAR
 




  SOSYAL MEDYA
 

  NÖBETÇİ ECZANELER
 
 

 




sanalbasin.com üyesidir

 
         
ANASAYFA HABER ARŞİVİ KÜNYE İLETİŞİM GİZLİLİK İLKELERİ

 
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
mersinhaberci.com © Copyright 2016-2022 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz.

URA MEDYA