Halil DELİBAŞ | MERSİN’DE ANA KONTEYNER LİMANI YATIRIMI İPTAL Mİ EDİLİYOR? | Mersin Haberci Gazetesi
     
 
 
 
 
 
image
Halil DELİBAŞ

Tarih : 12.10.2022  E-Mail : halildelibas40@gmail.com


MERSİN’DE ANA KONTEYNER LİMANI YATIRIMI İPTAL Mİ EDİLİYOR?

Hollanda şirketi tarafından inşası 1960’larda tamamlanarak faaliyete başlayan Mersin Limanı, ülkemizdeki ve dünyadaki ticaret hacmi ve ekonomiye bağlı olarak potansiyelini sürekli artırarak ülkemizin ve Doğu Akdeniz’in çok önemli bir limanı haline geldi. Özelleştirmeden sonra hızla artan elleçleme miktarı doğrultusunda önce FAZ 1 olarak önemli bir rıhtım ve liman sahası yatırımı sonrası şimdi FAZ 2 olarak yeni saha ve rıhtım yatırımı için çalışmalarına devam ediyor. TCDD tarafından işletilen 7 limandan ilk sırada özelleştirilmesine 2005 sonunda karar verilen ve 11 Mayıs  2007’de 36 yıllığına özelleştirilen Mersin limanı 21 yıl daha işletme hakkını alan firma tarafından  kullanılacak. Türk AKFEN Holding ve Singapur’lu PSA(Port Singapore Authority)firmalarınca  %50 şer  pay ile teslim alınan limanın AKFEN Holdinge ait %50 hissenin % 40’ı , Avustralya IFM Investors’a Temmuz 2017’de 869 milyon dolara satıldı ve Türk ortağın limanda %10 payı kaldı.  Bu paylaşımın,  Kabotaj kanunu açısından nasıl değerlendiriliyor açıkçası çözebilmiş değilim. Kalan 26 yıl işletme dönemi için %40 payın 869 milyon dolara satılması, limanın kalan 26 yıllık tam değerinin 2.172,5 milyar dolar, 36 yıllık değerinin ise 3 milyar 8 milyon Dolar olduğu hesaplanacaktır. Limana milyonlarca dolar yatırım yapan işletici şirket limanın değerini ve verimliliğini 4 kat civarında arttırmış görünüyor. Zira limanımız 11 Mayıs 2007 de 755 milyon ABD Dolarına özelleştirilmişti. Bu değer ise hesaplanan değerden 4 kat daha az olarak görünüyor.

Bilindiği üzere yıllardır ülkemizde 3 ayrı denizimizde, 3 ana liman inşası hedefleniyor ve 5 yıllık kalkınma planlarında  yer alıyordu. Bu 3 liman Karadeniz’de Filyos Limanı, Ege’de Çandarlı limanı ve Akdeniz’de Mersin Ana Konteyner Limanı olarak belirlenmişti. Her nasılsa Mersin hariç diğer 2 liman yatırım programlarına alındı ve inşaatları başlayarak epeyce yol kat edildi, inşaatlar hızla devam ediyor. Ancak birkaç kez İspanyollar tarafından ÇED raporu alınan Mersin Ana Konteyner Liman inşaatından ses seda olmadığı gibi son 2 yıl, yıllık planlarda limanın ismi de değiştirilerek DOĞU AKDENİZ ANA KONTEYNER LİMANI oldu. Bu Mersin ve Doğu Akdeniz için çok sürpriz bir ses oldu ve hala gündemini koruyor. Bildiğim kadar ile ülkemizde uluslararası çalışan ISPS’e tabi170’in üzerinde liman var. Bazı bölgelerde fabrika ve tesislere ait kendi özel limanları var. Benim denizcilik bilgim doğrultusunda her bölgeye çok sayıda ve küçük  limanlar yapmak yerine daha donanımlı, daha kapasiteli ve kapsamlı liman yatırımlarının dolayısı ile daha az sayıda ama daha kapsamlı limana sahip olmamızın daha verimli olacağını değerlendiriyorum. Birkaç yıldır gündemde olan başka bir sürpriz haber ise, Gazianteplilerin talepleri doğrultusunda  Amanos dağlarına tünel yaparak Hassa, Kırıkhan hattından yaklaşık 20 km tünelle Dörtyol’a çıkılması hedefleniyor, hatta bu yolun İskenderun limanı’na bağlanması hedeflenmiyor, Dörtyol bölgesine yeni bir ana liman yatırımı planlandığı şeklinde hedeflendiği ifade ediliyor.  Mersin Ana KOnteyner Limanı ile ilgili çalışma sürecinde limanın 12 Milyon TEU kapasiteli olacağı ve 4 ayrı dönemde 3er milyon TEU luk inşalar halinde tamamlanacağı, sonraki dönemde 11,5 milyon TEU kapasiteli olarak mevcut limanın(MIP) güneyine deniz doldgusu ile yapılacağı planlanmış idi. Mersin’e ve Doğu Akdeniz’e yeni bir Konteyner Liman İhtiyacının Aciliyeti: Denizcilik Genel Müdürlüğü’nün web sitesinde 2004 ve sonraki yıllara ait istatistikler mevcut. Taşucu ve Botaş Liman Başkanlığı bölgeleri(konteyner liman özelliği olmadığından) hariç Mersin ve İskenderun Bölgesi yük ve konteyner istatistikleri incelendiğinde, 2004 yılında bu 2 liman başkanlığı dahilinde toplam 30.380.806 ton toplam elleçlemenin, 2021 yılında 107.553.199 tona çıktığı, dolayısı ile 17 yılda 3,54 kat artış olduğu görülecektir. Benzer şekilde 2004 yılında bölgede toplam 516.889 TEU olan konteynır hareketi, 2021 yılında toplam 2.785,397 TEU olarak gerçekleşmiştir. Bu ise 2004e yani 17 yıl önceye göre , konteynır hareketinde 5,4 kat artış olduğu şeklinde hesaplanmıştır. Mersin’de mevcut MIP tarafından işletilen limanın FAZ-1 ve FAZ-2 yatırımlarına rağmen 3-5 yıl içerisinde konteyner ihityacına yetmeyeceği değerlendirilmektedir. Özetle bu artış hızı ile devam eden bir konteyner hareketi halinde yakın gelecekte , 15 yıl sonra bölgede 10 milyon TEU konteyner hareketi olacağından hareketle mevcut limanların yeterli olmayacağı ve 15-20 yıllık dönemde asgari 10 milyon TEU kapasiteli yeni bir konteynır limanına ihtiyaç olacağı beklenmelidir. Yukarıda özetlemeye çalıştığım gerekçeler ile, Mersin’de yapılması planlanan ancak son yıllarda inşa yeri hakkında, belirsiz açıklamalar yapılan limanla ilgili olarak; Mersin’in lojistik kültürü ve altyapısı(depolar, şirketler, taşıma filosu,eğitimli insan kaynağı…vb), yakın gelecekte tesis edilmesi beklenen Mersin Lojistik merkezi,konumu, mevcut limanı   gibi artıları nedeniyle Mersin’de yapılmasının gerektiği, siyasi ve bölge çekişmelerine alet edilmemesi gerektiğini düşünüyorum. Sanırım aklı selim galip gelir ve Akdeniz’de en geç 10 yıl içerisinde ihtiyaç duyulacak ANA KONTEYNER LİMANI’nın anayurdu/merkezi ilimiz Mersin olur.




 
  YAZARIN ARŞİVİ
 
 
 
  YORUMLAR
 
 
  YORUM YAZIN
 
Adınız Soyadınız :

Yorumunuz          :

Güvenlik Kodu     : Güvenlik Kodu
Kod                        :

 







  HABERCİ GAZETESİ
 

  HABER ARAMA
 
  

  HABERCİ SPOR
 


  BİK İLANLAR
 




  SOSYAL MEDYA
 

  NÖBETÇİ ECZANELER
 
 

 




sanalbasin.com üyesidir

 
         
ANASAYFA HABER ARŞİVİ KÜNYE İLETİŞİM GİZLİLİK İLKELERİ

 
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
mersinhaberci.com © Copyright 2016-2022 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz.

URA MEDYA