Medyanın görevi halkı ve kamuoyunu en doğru ve tarafsız bir şekilde aydınlatmaktır.
Günümüzde maalesef doğru bilgiden çok taraflı yayın yapıldığını acı acı seyretmekteyiz.
Hatta Türkiye’nin en geniş katılımlı mitingini birçok kanal yayınlamadı ve haberlerinde konu dahi etmediler.
İBB başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasından sonra başlayan halk hareketinin gezi olayları zamanından beri görülen en büyük toplumsal hareket olduğu ise tartışılmaz bir gerçek.
Apolitik olarak adlandırılan yeni neslin hak arama mücadelesi ise geçmiş zamanın devrimci gençliği ile yarışır düzeyde.
Araya karışın marjinal bazı gruplar eylemleri provokasyon yaparak amacından saptırmaya çalışsa da şimdilik anayasal çerçevede devam etmekte.
Sosyal medyaya düşen ve polisin bazı göstericilere hatta yoldan geçen vatandaşa yaptığı muamelelerin ise orantısız güç içermesi büyük eleştiri alıyor.
Diğer bir eleştiri konusu ise çevre illerden yapılan takviyeler ile sayıları arttırılan kolluk güçlerinin kasklarında numara olmaması veya silinmesi.
Anayasa ile güvence altına alınmış kişisel haklar hiçbir bahane ile ortadan kaldırılamaz.
İster gösterici ister kolluk kuvveti olsun herkesin hakkı korunmalı ve eylemcilere insanlık dışı muamelelerden kaçınılmalıdır.
Buna gözaltına alındıktan sonrada önem gösterilmelidir. Devletine küskün bir neslin hiç kimseye bir faydası olamaz.