Bir kentin gelişmişlik düzeyi, o kentte yaşayan insanların birbirlerine karşı saygılarıyla da ölçülür.
Bir kentin gelişmişlik düzeyi, kent kurallarına, kent düzenine ne ölçüde uyulduğuyla da ölçülür.
Bir kentin gelişmişlik düzeyi, bir arada yaşama kültürünün ne kadar içselleştirildiğiyle de ölçülür.
Bir kentin gelişmişlik düzeyi, haklara saygı, yasalara uymayla da ölçülür.
Mersin, bu anlamda hep sınıfta kalıyor ne yazık ki..
Ne saygı ne kurallara ne düzene uyma var Mersin’de.
Bunun en net örneğini araç parklarında yaşıyoruz.
Bu kentte artık kaldırımlar adeta birer otopark görevi görüyor.
Yayaların hakkı olan kaldırımlar arabalarla dolu.
Ne trafik kurallarına uyuluyor ne yaya hakkına saygı gösteriliyor ne kent düzeni gözetiliyor.
Herkes nerede boş bir kaldırım bulursa oraya park edip gidiyor aracını.
Yayalar mı?
Ona ne ki; nereden yürürse yürüsün, onun sorunu değil!
Evet, bu kentin bir otopark sorunu var.
Hatta sorunların başında geliyor.
Yıllardır çözülemeyen, her geçen yıl araç sayısının artmasıyla içinden çıkılmaz bir hal alan sorun.
Mersin Büyükşehir Belediyesinin acilen el atması gereken devasa bir sorun.
Belli ki Mersin, uzun yıllar daha raylı sisteme kavuşamayacak ve kent yaşayanları araçlarını kullanmaya devam edecek.
O araçlar da kaldırımları işgal edecek.
Yayaların hakkı gasp edilecek.
‘Ne yapayım kardeşim, otopark var da biz mi kullanmıyoruz’ savunmaları sürüp gidecek.
Hakkın yok kardeşim; kaldırımlar yayalar içindir, kaldırımlara aracını park edemezsin.
Otopark sorununun arkasına sığınamazsın.
Kuralları hiçe sayamazsın.
Kent düzenini bozamazsın.
Yasaları çiğneyemezsin.
Kimseye saygısızlık yapamazsın.
Bir arada yaşama kültürünü baltalayamazsın.
Aracını kaldırıma park edemezsin.
Son sözüm de yetkili ve etkililere;
Bu kentin otopark sorununu çözmek birincil görevinizdir.
Bu kente yapacağınız en önemli hizmettir.
Başlamak için daha ne bekliyorsunuz?..