image
Aydın İbrahim KARA

Tarih : 7.06.2026  E-Mail : ayibkaaikx@gmail.com


İBİBİK KUŞU YAVRUSU (II)

Bizden Misin, Onlardan Mı?

Sonra kutuplaşma çıkıyor sahneye.

Futbol takımı tutar gibi...

"Bizden misin?" "Onlardan mı?" Soru bu.

Haklı mısın? Haksız mısın?

 Doğru musun ? Eğri misin?

 Kimsenin umurunda değil.

Bizim mahalleden biri yanlış yapınca:

"İftira..." "Siyasi operasyon..." "Algı..."

 Karşı mahalle yapınca:

 "İşte gerçek yüzleri..."

Böyle olunca ortak aklı da objektifliği de ara ki bulasın.

 Herkes kendi yankı odasında konser veriyor:

"Biz haklıyız..." "Onlar haksız..." Bitmeyen nihavent makamında hep aynı şarkı misali…

Oysa rant düzeninin faturası parti ayırmıyor.

 Herkesin bu gününe ve geleceğine tokat gibi suratımıza çarpıyor.

Bir tokat  Trafik olarak geliyor. Bir tokat Kira olarak geliyor.

Enflasyon,  İşsizlik,  Çarpık kentleşme, gettolaşma, mafyalaşma

Ama faturayı görünce köpürüyoruz.

Faturanın nasıl oluştuğunu soran az.

Çünkü kolay cevaplar daha cazip:

"Dış güçler..." "Faiz lobisi..." "Büyük oyun..."

Memlekette görünmez düşman sayısı, görünen sorunlardan fazla.

Aslında bazen mesele çok daha sıradan ve basit: Kötü yönetim.

Denetimsizlik. Plansızlık. Ama bunlar komplo teorileri kadar gizemli durmuyor.

En Kalabalık Siyasi Parti: Sessizlik Nemelazım Partisi

Toplum ne zaman harekete geçiyor biliyor musunuz? Cebine dokunulunca...

Büyük bir skandal patlayınca... Ya da umut veren bir lider ortaya çıkınca...

Onun dışında çoğu zaman sessizlik hâkim.

Sessizlik... Bu coğrafyanın en kalabalık siyasi partisidir.

Genel başkanı yoktur. İl başkanlığı yoktur. Parti binası yoktur.

 Üye kaydı istemez. Aidat almaz. Ama seçimleri etkiler. Hatta bazen seçimleri kazanır.

Oysa değişim öfkeyle değil, bilinçle başlar. Şeffaflık talebiyle başlar.

Hesap sormakla başlar. İhaleleri merak etmekle başlar. Belediye bütçesini incelemekle başlar.

Verginin nereye gittiğini sormakla başlar.

Çünkü siyasetçinin en korktuğu şey bağıran kalabalıklar değildir. Unutmayan ve hesap soran seçmendir.

İşte o gün geldiğinde... Koltukların evden getirilmediği anlaşılır. Makamların emanet olduğu anlaşılır. İktidarın kiracı olduğu anlaşılır. Ev sahibinin ise millet olduğu anlaşılır.

Ve siyasetçi ilk kez aynaya bakar.

Mum gibi olur. Çünkü bilir: Kira süresi dolmuştur. Anahtar istenmektedir.

İşte demokrasi o gün başlar.

Sandığın kurulduğu gün değil...

Seçmenin uyandığı gün.

Çünkü bu memlekette asıl mesele oy vermek değildir.

Verdiği oyun peşine düşmektir.

 




 
  YAZARIN ARŞİVİ
 
 
 
  YORUMLAR
 
 
  YORUM YAZIN
 
Adınız Soyadınız :

Yorumunuz          :

Güvenlik Kodu     : Güvenlik Kodu
Kod                        :

 




  HABERCİ GAZETESİ
 

  HABER ARAMA
 
  
 

  HABERCİ SPOR
 

 
  SOSYAL MEDYA
 

  NÖBETÇİ ECZANE
 
 

 




sanalbasin.com üyesidir

 
         
ANASAYFA HABER ARŞİVİ KÜNYE İLETİŞİM GİZLİLİK İLKELERİ

 
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
mersinhaberci.com © Copyright 2016-2026 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz.

URA MEDYA

Mersin Haber