Mersin; limanıyla, tarımıyla, sanayisiyle ve turizmiyle Türkiye'nin önemli ekonomik merkezlerinden biridir.
Bu potansiyelin yerel esnafa daha fazla yansıması gerekiyor.
Yerel üreticiyi destekleyen projeler…
Küçük işletmelere uygun finansman imkânları…
Kooperatifleşmenin güçlendirilmesi…
Dijital ticaret konusunda eğitimler…
Ve bürokratik yüklerin azaltılması, esnafın nefes almasına katkı sağlayabilir.
Aynı zamanda vatandaş olarak bizlere de görev düşüyor.
Mümkün olduğunca mahallemizdeki işletmelerden alışveriş yapmak, yerel ekonomiye destek vermek anlamına gelir.Harcadığımız her lira, yalnızca bir ürün satın almak değil; bir işletmenin ışığının yanmaya devam etmesine katkı sunmaktır.
Ekonomik göstergeler önemlidir. Büyüme rakamları… İhracat verileri… Yatırım istatistikleri…
Ancak ekonominin gerçek nabzı çarşıda atar.
Eğer esnaf umutla dükkânını açabiliyor, çalışanının maaşını zamanında ödeyebiliyor ve vatandaş da ihtiyaçlarını rahatça karşılayabiliyorsa, işte o zaman ekonomik canlılıktan söz etmek mümkündür.
Mersin'in sokaklarını canlı tutan yalnızca kalabalık değildir.
O sokaklara hayat veren esnaftır.
Her sabah umutla kepenk açan insanlar, bu kentin ekonomisinin görünmeyen kahramanlarıdır.
Onların ayakta kalması; istihdamın korunması, mahalle kültürünün yaşaması ve yerel ekonominin güçlenmesi demektir.
Çünkü güçlü bir şehir, yalnızca büyük yatırımlarla değil; küçük esnafın da ayakta kalabildiği, vatandaşın güvenle alışveriş yapabildiği ve emeğin karşılığını bulduğu bir ekonomik düzenle mümkündür.
Bugün Mersin esnafının en çok ihtiyacı olan şey” sadece daha fazla müşteri “değildir.
En büyük ihtiyaç; öngörülebilir bir ekonomi, istikrarlı bir piyasa ve geleceğe umutla bakabilme duygusudur.