Özgür Özel ve ekibine dayatılan tek yol yeni bir parti kurulmasıydı.
Amaç hasıl oldu.
Yeni bir parti kurulacak.
Şimdi soru şu;
Nasıl bir parti!.
Yeni bir CHP’mi?.
Yoksa gerçekten yeni bir parti mi?.
Merak konusudur.
Aynı zamanda CHP’yi yine uzun süre iç çekişmelere boğacak yeni bir tartışma başlangıcıdır.
Çünkü güç odakları CHP’nin iç dinamiklerinin çok daha uzun bir süre birbirlerini hırpalamasının peşindedir.
Ancak bu sıkıştırma siyaseti hiç olmadık sonuçlar doğurmanın yolunu da açabilir.
Söz artık Özgür Özel ve ekibindedir.
Maruz bırakıldıkları durumu kendi bildiklerini sahaya yansıtma fırsatı olarak görürlerse gerçek bir değişimin yolunu açarken bulabilirler kendilerini.
Ülke siyaseti adına şans kapıyı çalıyor olabilir.
Mesele artık dayatma siyasetinin getirip bıraktığı duraktan Özel ve ekibinin nasıl bir siyasi kimlikle yeni bir yola çıkacağıdır.
Türk siyasetinin zor zamanlarında ANAP’ın, DYP’nin nasıl kurtarıcı olarak siyaset sahnesine geldiklerini unutmadı bu ülke.
Şahsi fikrimdir;
CHP orada duruyor.
Kimsenin onu alıp bir yere götüreceği yok.
Zaten mümkünde değil.
Sayın ki emanettedir.
Lazım olan güçlü bir geri dönüştür.
Bu nedenle yeni parti çok ama çok önemlidir.
Mesele nasıl bir parti olacağıdır.
CHP’nin kuruluş ilkelerinin temel alınacağı bir çizgi kaçınılmaz bir gerekliliktir elbette.
Ama;
Yeni umutlar yeşertebilmeli.
Yeni çareler üretebilmeli.
Çözüm odaklı olabilmeli.
Demokrasiye inanan tüm renklerin barınabileceği, sığınabileceği güvenli liman biziz dedirtmeli.
Farklılıkları harmanlayan.
Birleştiren.
Yapıştıran.
Nefes olan.
Yeni bir şeyler söyleyen olabilmeli yeni parti.
Belki de kapıyı çalan beklenen şansın ta kendisidir!.
Açın kapıyı gari..
Pazartesi günü yazmıştım okuduğunuz satırları.
Bugün Çarşamba.
Beklediğim oldu Özgür Özel dün yaptığı tarihi konuşmayla kapıları açtı.
Hayırlı olsun gari…
**
Sevdiğim Laflar:
“KOYUNUN AHLAKLI OLMASI
KURDUN FİKRİNİ DEĞİŞTİRMEZ!..”