image
İnci TULUNAY

Tarih : 30.07.2026  E-Mail : 


KURUMLAR NE YAPIYOR, NE YAPMALI?

Bir şehrin denizi kirleniyorsa,  bu yönetimin, planlamanın, denetimin ve toplumsal bilincin de sorunudur..

Önce görüntüden , sonra kokudan duramaz hale gelir  de yine de bildiğinden geri kalmaz insanoğlu!!

 

Mersin Körfezi'nde mikroplastik kirliliği ve deniz çöpleri üzerine yapılan bilimsel çalışmalar, sorunun tek bir kaynaktan beslenmediğini gösteriyor. Dolayısıyla çözüm de tek bir kurumdan beklenemez.

 

Peki bu mücadelede kim, hangi sorumluluğu taşıyor? ..Öncelikle yerel yönetimler…

 

Büyükşehir ve ilçe belediyeleri; kıyı temizliği, katı atık yönetimi, çevre farkındalığı çalışmaları ve kendi görev alanlarındaki çevre hizmetlerinde önemli bir role sahip. Düzenli temizlik çalışmaları elbette değerlidir. Ancak asıl başarı, kıyıya ulaşan çöp miktarını azaltabilmek..

 

Çünkü denize ulaşan her plastik parçası, temizlenmesi gereken yeni bir sorun!

 

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı; çevre mevzuatının uygulanması, denetimler, atık yönetimi politikaları ve kirliliğin önlenmesine yönelik ulusal stratejiler açısından temel sorumluluk taşır. Etkin ve düzenli denetimler, çevre suçlarının caydırıcılığı açısından büyük önem taşır.

 

Mersin, Türkiye'nin en yoğun liman kentlerinden biri.. Liman işletmeleri ve gemiler için ulusal ve uluslararası çevre kurallar var.. Bu kuralların eksiksiz uygulanması, atıkların uygun şekilde toplanması ve denetlenmesi denizin korunması açısından kritik önem taşır..

 

Sanayi kuruluşları da bu zincirin önemli halkalarından biridir.

 

Çevre mevzuatına uygun üretim, atıkların doğru yönetimi ve şeffaf çevre uygulamaları yalnızca yasal bir zorunluluk değil, toplumsal bir sorumluluktur.

 

Ancak bu mücadelede çoğu zaman gözden kaçan iki büyük güç daha var..

 

Bilim...Ve toplum.

 

Mersin Üniversitesi başta olmak üzere akademik kurumlar, yıllardır deniz ekosistemi üzerine araştırmalar yürütüyor. Bilimsel veriler yalnızca makalelerde kalmamalı; karar alma süreçlerine daha güçlü biçimde yansıtılmalıdır.

 

Sivil toplum kuruluşları ise çevre bilincinin toplumda yaygınlaşmasında önemli bir görev üstleniyor. Gönüllü kıyı temizlikleri, eğitim çalışmaları ve kamuoyu oluşturma çabaları, kurumların çalışmalarını tamamlayan önemli unsurlardır.

 

Peki vatandaş? Belki de zincirin en önemli halkası.

 

Sahile bırakılan bir plastik şişe...Denize atılan bir sigara izmariti...

 

Piknikten sonra bırakılan bir poşet...Hepsi zamanla mikroplastiklere dönüşebiliyor.

 

Denizi kirleten sadece büyük sorunlar değil, küçük ihmaller de büyük sonuçlara neden olmuyor mu?

 

Mersin Körfezi için kurumların ortak hareket ettiği, kamuoyuna açık bir çevre eylem planı var mı?

 

Mikroplastik kirliliği düzenli olarak izleniyor ve sonuçları kamuoyuyla paylaşılıyor mu?

 

Dere ağızları, yağmur suyu çıkışları ve kıyılar risk odaklı bir yaklaşımla takip ediliyor mu?

 

Üniversitelerin ürettiği bilimsel veriler karar süreçlerine ne ölçüde yansıyor?

Bu sorulara verilen cevaplar, Mersin’in geleceği ile ilgilidir..

 

Çünkü çevreyi korumak yalnızca bugünün meselesi değildir. Devam edecek .




 
  YAZARIN ARŞİVİ
 
 
 
  YORUMLAR
 
 
  YORUM YAZIN
 
Adınız Soyadınız :

Yorumunuz          :

Güvenlik Kodu     : Güvenlik Kodu
Kod                        :

 




  HABERCİ GAZETESİ
 

  HABER ARAMA
 
  
 

  HABERCİ SPOR
 

 
  SOSYAL MEDYA
 

  NÖBETÇİ ECZANE
 
 

 




sanalbasin.com üyesidir

 
         
ANASAYFA HABER ARŞİVİ KÜNYE İLETİŞİM GİZLİLİK İLKELERİ

 
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
mersinhaberci.com © Copyright 2016-2026 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz.

URA MEDYA

Mersin Haber