Evet, Akdeniz ölüyor!..
El birliğiyle koskoca denizi ölümün eşiğine getirdik.
İskenderun Körfezinden Antalya ve Muğla’ya kadar tüm deniz plastik atık istilası altında.
Yine mi plastik?
Evet, yine plastik..
Sorunun çözümü için her kurum ve herkes elini taşın altına koyana kadar plastik.
Çünkü bu sorun; bugünün değil, senin-benim değil, geleceğimizin, suyumuzun, toprağımızın, denizimizin, turizmimizin, tarımımızın, ekonomimizin en büyük, en güncel, en öncelikli sorunudur..
Öncelikle de çok ama çok ciddi bir halk sağlığı sorunudur..
Asla görmezden gelinemez..
Asla ötelenemez..
Asla yarına dahi bırakılamaz..
***
Plastik atık ve mikroplastik sorunu bugün ortaya çıkmadı elbette.
Türkiye’nin Avrupa’dan plastik atık ithalatına izin verdiği an başladı.
Ülke ekonomisine kazanç olarak düşünülen bu izin bugün kabusumuz oldu!..
Son 5-6 yıldır Türkiye, Avrupa Birliği (AB) ve İngiltere’den plastik atık ithalatında ilk sırada yer alıyor.
Biz ‘çöp’ diyoruz, onlarsa atık hammadde..
Çöp diyoruz çünkü; bu atıklar ülkeye girdikleri andan itibaren çöp haline geliyor.
Mersin ve Adana’daki geri dönüşüm tesislerinde işleniyor ama geri dönüştürülemeyen yüz binlerce ton plastik ve mikroplastik toprağa, suya karışıyor.
Neden?
Yıllardır ciddi anlamda yapılması gereken denetim yok da ondan..
Sorun ayyuka çıkınca nihayet Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı harekete geçti.
Temmuz ayından bu yana bu işletmelere denetimler sıklaştırıldı.
Aralarında Mersin ve Adana’nın da olduğu 4 ildeki 23 tesise 47 milyon liranın üzerinde para cezası verildi.
Ama bu konuda çok geç kalınmadı mı?
Bu para cezası, tüm Akdeniz’i kaplayan, hatta deniz dibine yayılan tonlarca plastik atığı ve mikroplastiği temizleyebilecek mi?
Deniz ekosisteminde yarattığı tahribatı ortadan kaldırabilecek mi?
Toprağa, suya verdiği hasarı onarabilecek mi?
Ya halk sağlığı riski ne olacak?
***
Evet, sorun bugün ortaya çıkmadı.
Ancak, bu günün geleceğini dünden gören Mersin Çevre Platformu üyeleri, son 5-6 yıldır adeta çığlıkla ‘imdat’ diye bağırdılar.
Gelmekte olan tehlikeye dikkat çektiler.
Ne duyan oldu ne bir el uzatan!..
Özellikle son bir yıldır bıkmadan usanmadan sorunu gündeme taşıdılar.
Açıklamalar, eylemler, videolar ve fotoğraflarla tehlikenin boyutunu ortaya döktüler.
Ne oldu peki?
Birkaç destekçi, birkaç çevre gönüllüsü ve birkaç cılız ses dışında kimse kılını kıpırdatmadı!..
İlgili bakanlıklar son ana kadar oralı olmadı!..
Merkezi yönetimin Mersin ayağı soruna ilgi duymadı!..
Yerel yönetimler, her gün çığ gibi büyüyen bu tehlikeyi görmedi bile!..
***
İşte bugün uluslararası basında bile yer alan bu büyük tehlike böyle göz göre göre geldi.
Tüm Akdeniz’i kaplayan bu çöp dağlarını temizlemek için bir ömür yetmez artık..
Ülke ekonomisine katkı şöyle dursun; misli misli zarar..
Maliyetini geçiniz bir kalem; deniz ekosistemine verdiği hasarı düzeltmek bile yılları alacak.
Balıkların yiyecek diye yuttuğu mikroplastikler, insan bedeninde geri dönülemez sağlık sorunları yaratacak.
Tarımda, sulamada açtığı yara uzun yıllar kapanmayacak.
Evet, el birliğiyle Akdeniz’i ölümün eşiğine getirdik!..
Aferin bize!..