“Fazla mal göz çıkarmaz, ama fazla mal cehenneme kütüktür” demiş eski aklı erenlerimiz.
Doğrudur.
Ama bizim rantiyecileri yani paraya tapan gözü doymazları kesmez.
Hep isterler, daha çok isterler.
Kazanacakları paradan başka hiç bir şeyi düşünmezler.
Onlar için tek değer paradır.
Mersin’de onlar için bulunmaz bir rant sahasıdır.
Havasına, suyuna, taşına, toprağına, ormanına, denizine, güneşine, kumuna bile göz dikmekten yok etmekten çekinmezler.
Hep böyle oldu, olmaya da devam ediyor.
Hatırlayanlarınız olacaktır.
Bazı uyanıklar Davultepe’deki narenciye bahçelerine göz dikmişlerdi bir süre önce.
Narenciye bahçelerini yok edip sözde küçük sanayi sitesi yapacaklardı.
Allem edip, kallem edip yolu açtılar.
420 Dönümlük bir alanı organize tarım bölgesi ilan ettirmek için kolları sıvadılar.
Yöre halkı itiraz etti.
Mersin ayağa kalktı.
İtirazlar sonuç verdi, mahkeme oyunu bozdu.
Gazetemiz bu sevinçli haberi “Davultepe’de rantiye saldırısı püskürtüldü” sözleriyle manşetine taşıdı.
Halk kazanmıştı.
Hep beraber sevindik, gururlandık.
Ama;
Bir haber daha vardı gazetemizin manşetinin hemen yanında.
İç karartıcı, umut kırıcı, felaket habercisi bir haber;
“Kazanlı ölüm çemberine dönüştürüldü.”
Milletvekili Perihan Koca Sanayi tesislerinin yarattığı tahribat ve çevre kirliliğine dikkat çekerek hepimizi uyarıyordu haberde;
Kazanlı bir zamanlar yaşam çemberinin içindeydi.
Turizm için biçilmiş kaftandı.
Sebze ve meyvesi ile Mersin’in hatta Türkiye’nin besin zincirinin çok önemli bir halkasıydı.
Şimdi:
“Ölüm çemberine dönüştürüldü.”
Rantiyenin ve yandaşlarının yağmasının, talanının doymazlığının doğal sonucunu yaşıyor Kazanlı.
Havası, suyu, toprağı ve denizi zehirleniyor günbegün.
Halk sağlığı hiçe sayılıyor.
Davultepe ayağa kalktı, itiraz etti, mücadele etti ve;
Kazandı.
Şimdi soru şu:
Kazanlı ne olacak?.
**
Sevdiğim Laflar:
“AÇ GÖZÜNÜ, AÇARLAR GÖZÜNÜ!..”