image
Aydın İbrahim KARA

Tarih : 27.10.2026  E-Mail : ayibkaaikx@gmail.com


nihat-genc

Vicdanıyla Yaşayan Adam

İnsanların bir kısmı zengin ölür, bir kısmı meşhur. Bazıları da vicdanıyla yaşar ve vicdanıyla gider. Nihat Genç, işte o Vicdanlılardan biriydi.

Geçtiğimiz yıl 22 Temmuz 2025 tarihinde kaybettiğimiz Nihat Genç, hastaneye yatırıldığında ne devlet erkânının uzun kuyrukları vardı kapısında ne de kameraların önünde boy gösteren ünlü kalabalıkları.

Türkiye'nin sıradan bir devlet hastanesinde, bu memleketin sıradan insanları gibi tedavi görüyordu. Ama o hastane odasının dışında yaşananlar, bir insanın hayat muhasebesini yapmaya fazlasıyla yetiyordu.

Yıllarca eleştirdiği kesimler ona kızıyor, onu hedef alıyor, ona öfke duyuyordu. Buna karşılık; şehit aileleri, emekçiler, samimi vatanseverler, Cumhuriyet'e bağlı insanlar ve onu yıllardır okuyan sade vatandaşlar iyileşmesi için  dua ediyordu.

 Bir insanın kimlerle kavga ettiğini değil, ölüm döşeğinde kimlerin yanında durduğunu görmek  bütün bir hayat hikâyesini anlatmaya yeter.

Nihat Genç'in hayatı makamların, ihale sofralarının ve koridorların hikâyesi olmadı. O, çoğu zaman maddi sıkıntılar yaşayan bir yazardı. Ankara'nın mütevazı sokaklarında, kiralık evlerde, kahvehanelerde, kitapların ve düşüncelerin arasında geçen bir ömür sürdü.

Kalemini satmadı. Düşüncelerini kiraya vermedi. Yanlış bulduğuna yanlış, doğru bulduğuna doğru dedi. Bu yüzden dostu kadar düşmanı da çok oldu.

Kendi anlattığı meşhur hikâyelerden biri vardır:

"Fransız genelevinde yirmi yıldır çalışan bir kadın intihar eder. Ardında bıraktığı notta da şöyle yazar: Ben diğer kadınların bu işi para karşılığında yaptığını yeni öğrendim."

Bu hikâyeyi, gençlik yıllarında savunduğu bazı siyasi anlayışlardan neden uzaklaştığını anlatmak için kullanırdı. Çünkü onun için mesele ideolojilerden önce vicdandı. Mesele keskin aidiyetlerden önce hakikatti. Mesele kalabalıklara uymak değil, gerektiğinde tek başına kalabilmekti.

Ömrü boyunca hakikat uğruna tek kalmayı göze aldı.

Nihat Genç fikirlerini savunurken  sertti,  öfkeliydi. Bazen ölçüyü aşan çıkışları da oldu. Ama kimse onun samimiyetinden ve vicdanından  şüphe etmedi. Çünkü söyledikleriyle yaşadıkları arasında  uçurumlar yoktu. Hayatının sonunda ne büyük servetler bıraktı ne de arkasında saraylar bırakmadığını anlatıyor dostları ardından.  

Benim gözümde Anadolu’nun, Kuvvacılığın, tam bağımsız Türkiye fikrinin  sarsılmaz savunucusuydu. Trabzon'un hırçın denizini, Anadolu'nun inatçı karakterini ve Cumhuriyet'in yetiştirdiği özgür insan tipini üzerinde taşıyordu.

Herkes onun fikirlerine katılmadı.  Ama  onun korkusuzca  yazdığını kimse inkâr edemedi.

Son sözünün "Cumhuriyeti yaşatın" olduğu söyleniyor. Bu cümle onun bütün hayatını özetliyor.  Çünkü o, Cumhuriyet'i kusursuz bulduğu için değil; bu toprakların ortak paydası, ortak hafızası ve ortak geleceği olarak gördüğü için savundu.

Nihat Genç gazeteci, yazar ve bir televizyon yorumcusu olarak ürettiği düşüncelerin  bedelini  ödemeyi  göze almış bir kuşağın da son temsilcilerinden biri idi. 

Bazı insanlar ardında eserleriyle fikir  bırakır. Bazılarıysa  karakter. Nihat Genç benim nezdimde geride her ikisini de bıraktı.

Ruhu şad, mekânı rahmet, sözü hatıra, kalemi emanet olsun.

Bize kalan: ‘’Cumhuriyeti  yaşatın sözü’’  istikametimiz olsun. 

 




 
  YAZARIN ARŞİVİ
 
 
 
  YORUMLAR
 
 
  YORUM YAZIN
 
Adınız Soyadınız :

Yorumunuz          :

Güvenlik Kodu     : Güvenlik Kodu
Kod                        :

 




  HABERCİ GAZETESİ
 

  HABER ARAMA
 
  
 

  HABERCİ SPOR
 

 
  SOSYAL MEDYA
 

  NÖBETÇİ ECZANE
 
 

 




sanalbasin.com üyesidir

 
         
ANASAYFA HABER ARŞİVİ KÜNYE İLETİŞİM GİZLİLİK İLKELERİ

 
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
mersinhaberci.com © Copyright 2016-2026 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz.

URA MEDYA